Mehmet Ali Birand
 
SUBAY OLSAM, NE DÜŞÜNÜRDÜM?
 
 

SUBAY OLSAM,

NE DÜŞÜNÜRDÜM?


Önce bir saptama yapalım.


1991 yılında TUSİAD bir anket gerçekleştirmiş ve güvenilen kurumların sıralamasını yapmıştı. Ankete katılanların yüzde 41.9’u Meclis’e güven duymadıklarını söylemişlerdi.


2001 yılında, aynı soruyu TESEV yolsuzluk anketinde sormuştu.


Bu defa katılanların yüzde  63’ü  TBMM’ne güven duymadıklarını açıkladılar.


Yani politikacılarımız 10 yıl gibi kısa bir sürede toplumun güvenini büyük bir hızla kaybetmişler. Daha da acısı, prestij erezyonu giderek hızlanıyor.


Günah değil mi?


Bu durumu neden göremiyorlar?


Ülke’nin en önemli bir kurumunu, demokratik sistemin en hayati unsurunu neden yıpratmak istiyorlar?


Sayın Milletvekilleri;


Halka kulak verin.


Toplum size çok kızgın.


Sizler belki seçimi, daha demokratik bir sistem (Partiler yasasınında değiştirilmesi - Tercihli oy getirilmesi vs...) kurulabilmesi için erteletmek istiyor olabilirsiniz.


Ancak, toplumun en az yüzde 90’ı, buna inanmıyor. Girişiminizin altında tamamen kişisel (tekrar aday gösterilmemeniz, seçilemeyecek sıralara konmuş olmanız; partinizin baraj altında kalma tehlikesi gibi...) çıkarlar aranıyor. Seçimi bu nedenle  erteletmek istediğinize inanılıyor.


Bundan dolayı da öfke duyuluyor.


Eminim sizler de bunu  hissediyorsunuzdur.


Adam bar bar bağırıyor.


“Kardeşim, 440 milletvekili geçen ay alkışlarla seçim kararı aldılar. Liderlerinin emirlerine uydular. Eğer istemiyor idiyseler, neden o zaman karşı çıkmadılar da, listeler açıklandıktan sonra ayaklandılar” diye haykırıyor. Bu saatten sonra kimseyi “ülkenin iyiliği için böyle hareket ediyorum”  gerekçesine inandıramazsınız.


Eğer bugün yarın yeterli oy bulup seçimi erteletebilirseniz, hem kendinize, hem TBMM’ne, hem de ülkeye büyük kötülük  yapmış olacaksınız.


Demokrasinin en önemli kurumlarından biri  Sayın Meclis’in prestijini daha da yıkacaksınız. Toplumun, size değil başka kurumlara sığınma, onlara güvenme hislerini arttıracaksınız.

Ekonomik krizi derinleştirecek, faizlerin artmasına neden olacak, yani hepimizin daha da borçlanmasına yol açacaksınız.

Nihayet kendinizi, içinde bulunduğunuz kurumla birlikte küçük düşüreceksiniz,


Yazıktır.


Ayıptır.


Kendinize acımıyorsanız, bari biraz dahi olsa, bütün bu olanakları size sağlayan bu ülkeye acıyın



Bu yazılara cnnturk.com'dan da erişebilirsiniz.
 
 
BU KATEGORİDEKİ EN ÇOK OKUNAN 25 YAZI
- CEMAAT, AK PARTİ'DEN DESTEĞİNİ ÇEKEMEZ...
- Alper Görmüş koskoca iki cilt kitap yazmış. Okudukça yüzüm kızardı...
- PKK İLE SERT BİR SAVAŞ DÖNEMİNE GİRİLİYOR...
- CUMHURBAŞKANI İLE BAŞBAKAN ARASINDA NE FARK VAR?
- Öcalan...
- ÖCALAN SIRADAN BİR MAHKUM DEĞİL Kİ...
- Rüya görmeyelim. PKK böyle tasfiye edilmez
- Davutoğlu efsanesi gerçek mi, yoksa balon mu?
- PKK İKİYE BÖLÜNÜYOR
- RUSYA GÜNDEMİNDE, PKK-ÇEÇEN VE GAZ VAR
- Türkiye artık kararını vermeli…
- TÜRKİYE’DEKİ, 70 BİN ERMENİYİ VATANDAŞ YAPIN...
- Referandumda neden “Evet” oyu kullanacağım?
- MEDYA TERÖRE HİZMET Mİ EDİYOR?
- Hadi bir defa başladık...
- Kürt kökenli olsanız, ne dersiniz?
- BAŞBAKAN BM'DE "DİZEL MOTORU" GİBİYDİ...
- PKK VURUYOR, ANCAK KIŞKIRTAMIYOR...
- Siyaset karşı saldırıya geçti
- BİZE BAKIŞLAR DEĞİŞİYOR...
- Önceki günkü “darbecilik genlerimizde vardı” başlıklı yazım çok yankı yaptı. Aslında...
- Başbuğ, Kozmik odayı açarak doğrusunu yaptı…
- Başbakan için hepimizin farklı görüşü var. Kimimiz için bir devrimci...
- İRAN REJİMİ, KENDİNİ KURTARACAK MI?
- ÖCALAN DAVASINDA, DİKKAT ETMEMİZ GEREKENLER…