Hadi bir defa başladık...
Neden darbelere destek verdik?
Hadi bir defa başladık, devam edelim. Ülkemizdeki darbeleri incelediğimiz zaman, bunların sadece askerin keyfine göre ortaya çıkmadığını, her darbenin altında, laik kesimin (politikacı- iş adamı-bilim adamı-yargı-medya) beşlisini görüyorsunuz. Temel neden, yarattığımız sistemi bizim gibi düşünmeyenlerle paylaşmak korkusuydu. "Hep bana- hep bana" dedik ve şimdi, düşlediğimiz sistemin yok olmak üzere olduğunu görüyoruz.
ASKERİ’HEP LAİK’KESİM’KIŞKIRTTI ...
Geçen’hafta’bu’köşedeki’bir’yazım’büyük’yankı’yarattı.
Aslında,hepimizin’bildiği’bir’gerçeği’yüksek’sesle’söylemiştim. Laik’merkez medyanın büyük bir’bölümünündarbeleri doğal karşıladığını, demokrasiden’çok Genelkurmay'a’inandığını yazmıştım.
Bizim’kuşak’böyle’büyütülmüştü.
Bizim’için,askerin müdahale etmesi’ve’politikacının bozduşu’keyfimizi tekrar’yerine’getirmesi,sistemdeayarlama’yapması,çok’doğaldı.
Tabii’ben’bu’yazımda,resmin sadece’bir’bölümünü’vermiştim.
O kadar çok’yankı’buldu’ki,bugün’resmin eksik kalan bölümlerini de tamamlamak’istiyorum.Zira genel algılama,sanki’darbeleri’asker’kendi’keyfine’veya Washington'dan aldığı’işaretlere göre’gerçekleştiriyordu.
Hayır,işler’o’kadar’basit’değil.
Askeri’darbeye’iten,zorlayan’daima’laik kesim olmuştur.
Laik kesim ayırımı’da’şöyledir:
- Genelde CHP;sosyal demokrat politikacılar. İçlerinde’normal’seçimle’hiçbir’şey olamayacaklarını’bilen, asker sayesinde’kendine bir’pozisyon’sağlamak’isteyenler.
- Orta ve büyük sermaye’gurupları.
- Emekli’ve’çalışan’yargı’bürokrasisi.
- Üniversite öğretim’üyeleri.
- Emekli’ve’muvazzaf’askerler.
- Medya.
Hepimizin’de’ortak’bir hedefi’vardı:
"Kendi’kurduğumuz’bir’sistemi’paylaşmamak..."
* * * İKİ’DÜŞMAN VARDI:TİCANİLER’VE’KÜRTLER...
Atatürk'ün kurduğu’ve’askere emanet’ettiği, Laik Türkiye Cumhuriyeti’nin’yıllar boyunca’iki düşmanı’oldu.
- İRTİCA, en çok’konuşulan’ve’en’fazla’üstüne gidilen’düşman idi.Gazetelerde’hep sakallı’adamların resmi çıkar ve “İki’ticani daha’yakalandı”,haberleri okunurdu.Siyah’çarşaflı’kadınlar, “Karafatma”diye’adlandırılırdı.“Mümin”-?“Dindar”kişilerle,“Dinciler” arasında bir’fark gözetilmezdi.Bu’kesim, bizlerin kurduğu’sistemin’enbüyük’düşmanı’olarak’görülürdü.Aramıza girmelerine tahammülümüz’yoktu.Hiçbir şekilde’onları anlamaya çalışmadık.
- KÜRT SORUNU’ise, hiç’konuşulmayan’ancak’çok korkulan diğer düşmandı.Kürtlerin’her ayaklanması,“başkaldırı”ve?“bağımsızlığa’gidiş”olarak nitelendirildi.Gerçek’nedenleri araştırılmadı. Fakirlikten ,feodal yapıdan, bölgenin özellikleri veya Kürt’diye bir’etnik’gurubun bulunabileceği düşünülmedi.Kürt sorunudendiğinde,hemen Türkiye'nin’bölünmesi’akıllara’geliyordu.Sürekli asimilasyon ve ret’politikaları’sürdürdük.
* * * HİÇ’PAYLAŞMADIK, ASKERLE’SUSTURACAĞIMIZI SANDIK...
Cumhuriyet'in kuruluğundan’itibaren,bu’iki geleneksel’düşmana’karşı’sürekli aynı’sert’yaklaşımı’gösterdik.Kendi’sistemimizin’mühendisliğini’yaptık.Bu’sistemi oluşturken’de, bu ülkenin’sadece bize’ait olmadığını, dindar’kesim’ve Kürtlerle’de’paylaşmamız’gerektiğini’hiçbir zaman kabullenemedik.Düşünmedik dahi...Düşünenlerimizi’de’hapishanelere’yolladık.
Ne Cumhuriyet’in siyasi sistemini,ne’de’laik’kesimin egemen’olduğu’ekonomik’pastayı’paylaştık.
"Hep bana-hep bana..." dedik.
Böyle’bir’baskı’altında’kaldıkça,bu’iki düşman’da’radikalleşti. Başka bir’cephe’oluşturdular’ve’siyasi-ekonomik’pastayı paylaşmak’ister’oldular.
İşte o’zaman’da, hemen askere’başvurduk.
Demokrasi’adına, darbelerle’ince’ayar yaptırdık.
Askeri, laik’kesim’kışkırttı.Onlar’da’zaten’manen’hazırdılar.Verilen görevi’yerine’getirip?3 defa’yönetime’elkoydular. 1950-1990’arasındaki uluslararası’konjonktür de,bu’tip’darbelere öylesine müsaitti ki,asker,her zor’duruma’düştüğünde, ülkeyi kurtaran kahraman olarak’alkışlandı.
Birgün, Türkiye'nin ve dünyanın değişebileceğini’ve’sürekli’köşeye’sıkıştırdığımız bu insanların’güçleneceklerinive’bizleri azınlıkta’bırakabileceklerini düşünemedik.
Bugünlere’gelmemizin’başlıca nedeni,şimdiye’kadar’hazırladığımız’anayasaları’hep, tek’taraflı düşünmemiz’vekendimize göre’ayarlamamızdır. Bizlerin hazırladığı tüm’anayasaları’alıp bakın,sürekli dindarlardan’veKürtlerden korku ve onlara’karşı’savunma mekanizmalarıyla’doludur.
İşte bundan’sonra,altın’bir fırsat’doğuyor.
Seçimlerden’sonraki anayasa’hazırlığı eski’hastalıklarımızı’acaba’giderecek, herkesin duygularını ve beklentilerini karşılayacak’bir’anayasa’mı’hazırlanacak, yoksa tam’tersine,bu’defa bugüne’kadarötelediklerimiz’mi’bizleri’aynı duruma’sokacak?
Yani,toplumsal’barışa kavuşabilecek’miyiz, yoksa savaş devam mı edecek?
Bu yazılara cnnturk.com'dan da erişebilirsiniz.
Aynı dosyadan
- Cemaat, Ak Parti'den Desteğini Çekemez...Son aylarda Gülen Hareketi ile Ak Parti ilişkilerindeki gerilimden söz ediliyor. Kimine göre, görüş ayrılıkları öyle…
- Alper Görmüş koskoca iki cilt kitap yazmış. Okudukça yüzüm kızardı...Alper Görmüş koskoca iki cilt kitap yazmış. Okudukça yüzüm kızardı, zira yazdıklarının büyük bir bölümünde haklıydı.…
- Pkk İle Sert Bir Savaş Dönemine Giriliyor...Türkiye Cumhuriyeti Devleti, PKK terörüyle mücadele konusunda yepyeni bir yaklaşım hazırlıyor. Ancak tahminim…
- Cumhurbaşkanı İle Başbakan Arasında Ne Fark Var?* Cumhurbaşkanının Meclis açılığındaki konuşması, Başbakan'ın Kongre konuşmasından farklıydı. Biri damardan siyaset…
- Öcalan...Öcalan, 10 yıldır İmralı'da yatıyor. Yakalandığı günlerdeki genel kanı, "Tamam, artık bitti. Bundan böyle hiçbir şey…
- Öcalan Sıradan Bir Mahkum Değil Ki...* Neden bir türlü kabul edemiyoruz? Kürt sorunu ve Pkk terörünü çözecek muhatap olarak onu gördük. Bu ülkenin…