Mehmet Ali Birand
 
ADALET BAKANI YARIŞI KAZANDI, ANCAK YARGI…
 
 

ADALET BAKANI YARIŞI

KAZANDI, ANCAK YARGI…

           

*Adalet Bakanı Sadullah Ergin arkaarkaya çıkardığı paketler nedeniyle hem Brüksel’de, hem de Strasbourg’da en çokilgiyi toplayan kişi konumuna giriverdi. Avrupa son gelişmeleri, Türkiyeaçısından önemli görüyor. Geriye, atılan adımların “tutucu” savcı ve yargıçlar tarafından nasıl uygulanacağı kalıyor.


           

ADALET BAKANI YARIŞI

KAZANDI, ANCAK YARGI…

 

BugünlerdeAvrupa hukuk çevrelerinin en popüler ismi, SadullahErgin.

           

Strasbourg’daki hem Avrupaİnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), hemde Avrupa Konseyi çevrelerinden hep aynı sözleri duydum.

           

“Pek beklemiyorduk…”

           

Aslındabu değişiklikler uzun süredir konuşuluyor, ancak ne kadarının gerçekleşeceğibilinmiyordu. Atılan adımın doğru yönde olduğu, sık sık tekrarlanıyor.

           

ÖzellikleAİHM gelişmeden memnun. Nedeni de,üzerindeki yükün giderek azalacağı görüşündeler. Ergin’in aylar öncesinde kendilerine bu değişiklikleri yapacağısözünü verdiğini belirten AİHMyetkilisi “Doğrusu işin bu kadar geniştutulacağını sanmıyorduk” demekten de kendini alamadı.

           

Avrupa Konseyi çevreleri de,son derece olumlu tepkiler veriyorlar. Türkiye’nin doğru istikamette adımattığını ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine çok daha sağlıklı bir uyumgösterdiğini söylüyorlar.

           

Brüksel’i de yokladım.Baktım, onlar da şaşırmışlar. Türkiye’nin İslamlaştığıyolundaki fısıltıların arttığı, Başbakan’ın giderek sertleştiği ve tek adamlığakaydığı ve hukukun rayından çıktığı söylentilerin ortasında atılan bu adım, hemAvrupa Komisyonu hem de Konsey’de ciddi bir yankı yaratmış.

           

Ancaaaaak…

           

Tabiibizim her işimizde bir Ancaaakvardır.

           

Budefaki Ancaaak, yine dönüp dolaşıyorve yargımızın bu değişimleri nasıl uygulayacağına bağlanıyor.

Yeniuygulamada, AİHM kararlarına tersdüşen yargıçlarımıza adeta bir el kitabı niteliğinde, örnekleriyle birlikte “neleri yapmaları-neleri yapmamaları-nasılAİHM’ne uygun kararlar vermeleri gerektiği” anlatılıyor.

           

İşteAncaaaak kelimesi orada devreyegiriyor. Acaba yargıçlarımız uyum gösterecekler mi, yoksa yine kendi kafalarınagöre mi karar verecekler ?

           

Türkyargısı genelde çok tutucudur.

           

ÖzellikleDevlet’i ön planda tutar. Kişiyi ikinci dereceye iter. Özgürlükler konusundaAvrupa’ya adım uydurmakta çok geri kalmıştır. Bu değişim tüm sistemi zorlayacakve doğru yola yönlendirecektir. Unutulmaması gereken bir şey varsa, o da, yargıçlarımızınAİHM kararlarına aykırı düşmelerindendolayı, bu ülkenin milyonlarca euro tazminat ödediği ve kamuoyunun da artık buyaklaşımdan bıktığıdır.

           

Reformpaketlerinde henüz yolun sonuna gelinmiş değil.

           

Değiştirilmesive Avrupa Kriterlerine uyum sağlanması gereken çok madde var. Yeni paketlerlebu açık da kapatılacak. Bizler belki yine aynı “Ancaaaak…” kelimesini kullanacağız. Ne olursa olsun, hiç değilseşimdilik doğru yolda adımlar atılıyor.

 

 

WASHİNGTON, ANKARA’YI

YAVAŞLATMAYA ÇABALIYOR…

           

Çarşambagünkü Hürriyet’te  Tolga Tanış’ın çok ilginç bir haberi vardı. ABD yönetiminin üstdüzey bir yetkilisiyle yapılan söyleşi, Washingtonile Ankara arasında, Suriye konusundaki görüş ayrılıklarınıçok net şekilde ortaya koydu. Aslında önemli bir görüş ayrılığından sözedilemez. “Yaklaşım farkı…” demekdaha doğru olur.

           

Şimdiyekadar hep “Amerikalılar bizi kullanıyor,savaşa itekliyor” denirdi. Bu söyleşi de, tam tersine Türkiye’nin Amerikayıiteklediği ortaya çıkıyor.

           

ABD yönetimi besbelli, Erdoğan’ın boğazlarına basmasındanrahatsız. Türkiye, Suriye’ye biranönce müdahele edilmesini istiyor. Çok geç kalındığına dikkat çekiyor ve hergeçen günün Esad’ı biraz daharahatlattığını vurguluyor. Batı muhalif güçlere bir türlü gereken desteğivermiyor. Sadece bol bol demeç vermekle yetiniyor.

           

Ankara’nın baskısısadece ABD’ye yönelik değil. Bu ayın18’inde Moskova’da da aynı temayıişleyecek. Sonuç alması zor, ancak baskısını sürdürecek.

           

Buarada, eğitim uçağımızın düşürülmesi konusundaki karmaşa ve Washington’dan kaynaklanan müphemiyetdolu haberler, işin içinde bir garipliğin olduğunu da gösteriyor.

 

 

ANCAK TÜRKLER DERE

YATAĞINA EV YAPAR…

           

Hiçkimse alınmasın, bizim kadar garip bir millet az bulunur. Belki dünyanın başkayerlerinde vardır, ancak ben bilemiyorum.

           

Sorarımsize, heran bir sel tehlikesiyle karşı karşıya kalma pahasına, dere yatağına evyapar mısınız?

           

Bizlerdenbaşka kimse yapmaz.

           

Hemde göz göre göre yaparız. Allah verdi Allah alır,diyerek yaparız. Belediyesi degöz yumar, Bakanlığı da…”Canım bizfakiriz,başımızı sokacak bir delik bulduk, ne yapalım yani” deriz.

           

Samsun’dakimanzarayı gördünüz.

           

İstanbul’da da aynı konumda evler var ve onlar da ani bir selde yıkılıp gidecekler.Sonra da sahipleri “Nerede bu devlet,neden bize yardım etmiyor…”diye ağlayacaklar.

           

Sadecedere yatakları da yetmez. En basit depremde yıkılacağını bile bile oturduklarıbinalardan çıkmak istemeyenlere ne demeli?

           

Canımbunlar cehaletten kaynaklanıyor, demeyin. Aynı cahiller (!) ,oturdukları oevlerin yenilenmesini öneren resmi yetkililerle diş dişe pazarlık etmesini iseçok iyi bilirler.

           

İşteböylesine garip bir milletiz…



Bu yazılara cnnturk.com'dan da erişebilirsiniz.
 
 
BU KATEGORİDEKİ EN ÇOK OKUNAN 25 YAZI
- CEMAAT, AK PARTİ'DEN DESTEĞİNİ ÇEKEMEZ...
- Alper Görmüş koskoca iki cilt kitap yazmış. Okudukça yüzüm kızardı...
- PKK İLE SERT BİR SAVAŞ DÖNEMİNE GİRİLİYOR...
- CUMHURBAŞKANI İLE BAŞBAKAN ARASINDA NE FARK VAR?
- Öcalan...
- ÖCALAN SIRADAN BİR MAHKUM DEĞİL Kİ...
- Rüya görmeyelim. PKK böyle tasfiye edilmez
- Davutoğlu efsanesi gerçek mi, yoksa balon mu?
- PKK İKİYE BÖLÜNÜYOR
- RUSYA GÜNDEMİNDE, PKK-ÇEÇEN VE GAZ VAR
- Türkiye artık kararını vermeli…
- TÜRKİYE’DEKİ, 70 BİN ERMENİYİ VATANDAŞ YAPIN...
- Referandumda neden “Evet” oyu kullanacağım?
- MEDYA TERÖRE HİZMET Mİ EDİYOR?
- Hadi bir defa başladık...
- Kürt kökenli olsanız, ne dersiniz?
- BAŞBAKAN BM'DE "DİZEL MOTORU" GİBİYDİ...
- PKK VURUYOR, ANCAK KIŞKIRTAMIYOR...
- Siyaset karşı saldırıya geçti
- BİZE BAKIŞLAR DEĞİŞİYOR...
- Önceki günkü “darbecilik genlerimizde vardı” başlıklı yazım çok yankı yaptı. Aslında...
- Başbuğ, Kozmik odayı açarak doğrusunu yaptı…
- Başbakan için hepimizin farklı görüşü var. Kimimiz için bir devrimci...
- İRAN REJİMİ, KENDİNİ KURTARACAK MI?
- ÖCALAN DAVASINDA, DİKKAT ETMEMİZ GEREKENLER…