Mehmet Ali Birand
 
PKK’NIN TASFİYE PLANLARI VE SÜRECİ
 
 

PKK’NIN TASFİYE

PLANLARI VE SÜRECİ

 

Cumhurbaşkanı Gül’ün Kürdistan kelimesini telaffuz edip etmediği tartışmasına takılmayın. O kelime gerçekten ağzından çıkmamış olsa dahi, Türkiye Cumhurbaşkanı, Kuzey Irak’ta yaşayan Kürtleri kucakladı. Onlara Irak anayasasının verdiği isme (Kürdistan Bölgesel Yönetimi) atıfta bulundu. Bu adımın ne kadar önemli olduğunu tüm Türk diplomatları tekrarladılar.

           

Neyse, içi boş ve bir incir çekirdeğini doldurmayan bu tartışmayı bir yana bırakalım. Zira çok daha önemli gelişmeler yaşanıyor.

           

Dünkü yazımda, PKK’nın tasfiye sürecinin başladığına dikkat çekmiştim. Bugün de bu süreci nasıl yaşayacağımızı anlatmak istiyorum. Kimler rol alıyor ve ne zaman bir sonuç alınabilecek.

           

Herşeyin başında bilinmesi gereken, bu senaryonun iki baş aktörü var. Biri Türkiye, diğeri de Kuzey Irak Kürtleri. Bir de yan aktörler var. Bunların başında Amerika Birleşik Devletleri geliyor, diğer etkin aktör ise Irak Merkezi Yönetimi, yani Bağdat.

           

Ortada yazılı bir belge veya bir plan yok. Sadece fikirler var. “Siz şunu yaparsanız iyi olur, biz de bunu yaparız..” deniyor. Ardından yeni fikirler ortaya atılıyor ve bu şekilde adım adım ilerlenecek.

           

Biraz daha somut örnek vereyim.

           

Ankara’da, Dışişleri Bakanlığı, MİT, Genelkurmay ve Hükümet arasında atılacak adımlarla ilgili konuşmalar yapılıyor. TRT 6’nın başlamasından tutun da, Başbakan’ın Kürtçe seslenmesi, Cumhurbaşkanı’nın Kuzey Irak Yönetimine attığı çiçek birer adım olarak niteleniyor. Bunun karşılığında da, Kuzey Irak Yönetimi PKK’ya Türkiye’deki saldırılarını durdurması gerektiğini söylemiş olacak ki, son aylarda ses seda çıkmıyor.

           

Bu adımlar devam edecek.

Peki ne kadar sürecek ?

 

İşin o tarafı daha belli değil. Zira işin en kritik yanı, PKK’lıları dağdan indirmekte düğümleniyor.

 

Dağda iki kesim var. Biri militan kadrolar, diğeri yönetici kadrolar.

 

Militanları dağdan indirmek için iki seçenek var. Türkiye, ya bugün yürürlükte olan af yasasının uygulanmasını esnekleştirerek dağdan inecek olanların hapishaneye değil de, evlerine gitmelerini sağlayacak veya yeni bir yasa çıkaracak. Hükümet yeni bir yasadan yana değil. Bugün yürürlükte olan yasanın uygulanmasının değiştirilmesi üzerinde duruluyor.

           

Yönetim kadrolarının da, mutlaka yakalanıp Türkiyeye teslim edilmesi gerektiği eski tutum değişiyor ve bu kişilerin çeşitli avrupa ülkelerine göçmelerine göz yumulacağı anlaşılıyor.

           

Bütün bu sürecin en önemli dönemeci, nisan veya mayıs ayında, Kuzey Irak Yönetimi lideri Barzani tarafından toplanacak olan Kürt Konferansı olacak.

           

Bu konferansta PKK’ya bir çağırıda bulunulacak. Silah bırakması istenecek. Eğer PKK buna uymazsa, o zaman karşısında Barzani’yi bulacak.

           

Peki buna karşı Türkiye ne yapacak?

           

Hiçbir şey karşılıksız olmaz. Ankara’nın da elini cebine sokması gerekiyor. Bu, af ve Kürt sorununa yönelik yeni adımlar olacak. Ayrıntıları şu sırada Washington-Erbil-Bağdat-Ankara arasında tartışılıyor.

           

Bütün bu çabalar ne kadar sürecek ?

           

Bu konuda kimse kesin bir tarih veremiyor. Hatta bu sürecin gerçekten başarıya ulaşıp ulaşamayacağı dahi belli değil. Zira konjonktür her an değişebilir veya hesaplar yanlış gidebilir ve bu süreç suya düşebilir.

           

Kimse kesin konuşamıyor.

           

Bu süreci yakından bilen ve etkileyenlerin bana söyledikleri bir söz var ki, hep aklımda:

           

“...İlk defa PKK‘nın işlevi giderek düşüyor. Hem kendi içinde, hem de örgüte destek verenler artık terörün bitmesini istiyorlar. İlk defa ümitli bir sürece girildi...”

           

Ben de ümitli olmak istiyorum. Ancak koşulların her an değişebileceğini de unutmamamız gerekiyor.

 



Bu yazılara cnnturk.com'dan da erişebilirsiniz.
 
 
BU KATEGORİDEKİ EN ÇOK OKUNAN 25 YAZI
- CEMAAT, AK PARTİ'DEN DESTEĞİNİ ÇEKEMEZ...
- Alper Görmüş koskoca iki cilt kitap yazmış. Okudukça yüzüm kızardı...
- PKK İLE SERT BİR SAVAŞ DÖNEMİNE GİRİLİYOR...
- CUMHURBAŞKANI İLE BAŞBAKAN ARASINDA NE FARK VAR?
- Öcalan...
- ÖCALAN SIRADAN BİR MAHKUM DEĞİL Kİ...
- Rüya görmeyelim. PKK böyle tasfiye edilmez
- Davutoğlu efsanesi gerçek mi, yoksa balon mu?
- PKK İKİYE BÖLÜNÜYOR
- RUSYA GÜNDEMİNDE, PKK-ÇEÇEN VE GAZ VAR
- Türkiye artık kararını vermeli…
- TÜRKİYE’DEKİ, 70 BİN ERMENİYİ VATANDAŞ YAPIN...
- Referandumda neden “Evet” oyu kullanacağım?
- MEDYA TERÖRE HİZMET Mİ EDİYOR?
- Kürt kökenli olsanız, ne dersiniz?
- Hadi bir defa başladık...
- BAŞBAKAN BM'DE "DİZEL MOTORU" GİBİYDİ...
- PKK VURUYOR, ANCAK KIŞKIRTAMIYOR...
- Siyaset karşı saldırıya geçti
- BİZE BAKIŞLAR DEĞİŞİYOR...
- Önceki günkü “darbecilik genlerimizde vardı” başlıklı yazım çok yankı yaptı. Aslında...
- Başbuğ, Kozmik odayı açarak doğrusunu yaptı…
- Başbakan için hepimizin farklı görüşü var. Kimimiz için bir devrimci...
- İRAN REJİMİ, KENDİNİ KURTARACAK MI?
- ÖCALAN DAVASINDA, DİKKAT ETMEMİZ GEREKENLER…