Mehmet Ali Birand
 
KÜRT SORUNUNDA BU FIRSAT KAÇACAK MI?
 
 

Son derece “ince bir yolda” yürüyoruz.


İlk defa, 25 yıllık kanlı terör mücadelesinde bir doyum noktasına gelindi.


PKK, silahla bir yere varılamayacağını gördü. Uluslararası konjonktür ve Irak’taki gelişmeler yön değiştirdi. Artık terörün bitmesi isteniyor. Mücadele edilecekse, bunun siyasi yollar denenerek yapılması üstünde duruluyor. Washington’ da, Brüksel de, bu konuda aynı görüşleri paylaşıyorlar. PKK’ya silah bırakması için baskı yapıyorlar. Örgüt de bu durumun farkında ve büyük kayıplara uğramadan silah bırakmanın yollarını arıyor.


Türkiye de, artık sürekli kan dökülmesi, şehit cenazelerinde göz yaşı akıtılmasından yoruldu. Eğer önemli kayıplara uğranılmayacaksa, PKK’nın silah bırakmasını kolaylaştıracak adımlar atılmasını kabul eder bir noktaya geldi.


İŞİN EN ZOR

SÜRECİNE GİRİLDİ


İşte böylesine önemli bir fırsat ile karşı karşıyayız. Haydi buna “tarihi fırsat” demeyelim de, sadece “ bir fırsat” diyelim. Ancak, şunu da çok iyi bilmeliyiz ki, böyle fırsatlar çok seyrek gelir.


Biri 1993’te gelmiş, Özal’ın ölümüyle heba olmuştu. Diğeri de 1998’de Öcalan’ın yakalanmasından sonra 6 yıl boyunca önümüzden gelip geçmiş ve bu defa Devlet, kıpırdama cesaretini gösterememişti. Şimdi tekrar yeni bir “konjonktür” veya “elverişli ortam” elde edildi.


İktidar bu fırsatı görüyormuş gibi bir tutum içinde. Son derece ilginç adımlar atıyor. Germiyor, aksine ilişkileri esnekleştiriyor. Kürt kökenli vatandaşlarımızın kalbini kazanabilmek için, beklenmedik jestler yapıyor.


DESTEK Mİ OLACAĞIZ,

YOKSA KÖSTEK Mİ?


Bu terörü durdurabilmek, kan dökülmesini önlemek şu sırada bizlerin elinde.


Eğer iktidarı, sırf muhalefet etme, sırf köşeye sıkıştırıp dövmek için politika yaparsak, fırsatı kaçırırız.


Üstelik, bunu yapmak çok kolay. Zemin o kadar müsait ki bir vurdunuz mu, bin ah dinleyebiliyorsunuz.


“Vatanı böldürüyorlar” diye haykırdınız mı, milyonları hoplatabiliyorsunuz.


“Şehitlerimizin kanını yerde bırakmayız” diye çığlık attınız mı, yüzbinleri sokağa dökebiliyorsunuz.


Askeriyle, muhalif partileriyle, medyası ve iktidarıyla Türkiye tam bir sınavdan geçecek.


Ya bu fırsatı bir hiç uğruna kaçırıp, yine kan dökmeye, şehitlerimize ağıt yakmaya başlayacağız veya iktidarı “eleştirerek-uyararak, ancak barış arayarak” terör belasından kurtulabileceğiz.


1999’da Öcalan’ın idamını ertelerken, nasıl Türkiye’nin Askeri, MHP’si, CHP’si ve medya’sı kamuoyunu ikna edebildilerse, bu defa da aynı olgunluğu gösteremezler mi?


AKP’yi başka konularda eleştirelim. Yerden yere vuralım, ancak terör tartışmalarında siyaset oyunu oynamayalım. Birkaç bin oy için, reytingimizi arttırmak için ülkenin geleceğiyle oynamayalım. Günah işlemeyelim. Başka an döktürmeyelim.


Nedeni de basit...


Kaybeden hepimiz olacağız.



Bu yazılara cnnturk.com'dan da erişebilirsiniz.
 
 
BU KATEGORİDEKİ EN ÇOK OKUNAN 25 YAZI
- CEMAAT, AK PARTİ'DEN DESTEĞİNİ ÇEKEMEZ...
- Alper Görmüş koskoca iki cilt kitap yazmış. Okudukça yüzüm kızardı...
- PKK İLE SERT BİR SAVAŞ DÖNEMİNE GİRİLİYOR...
- CUMHURBAŞKANI İLE BAŞBAKAN ARASINDA NE FARK VAR?
- Öcalan...
- ÖCALAN SIRADAN BİR MAHKUM DEĞİL Kİ...
- Rüya görmeyelim. PKK böyle tasfiye edilmez
- Davutoğlu efsanesi gerçek mi, yoksa balon mu?
- PKK İKİYE BÖLÜNÜYOR
- RUSYA GÜNDEMİNDE, PKK-ÇEÇEN VE GAZ VAR
- Türkiye artık kararını vermeli…
- TÜRKİYE’DEKİ, 70 BİN ERMENİYİ VATANDAŞ YAPIN...
- Referandumda neden “Evet” oyu kullanacağım?
- MEDYA TERÖRE HİZMET Mİ EDİYOR?
- Kürt kökenli olsanız, ne dersiniz?
- Hadi bir defa başladık...
- BAŞBAKAN BM'DE "DİZEL MOTORU" GİBİYDİ...
- PKK VURUYOR, ANCAK KIŞKIRTAMIYOR...
- Siyaset karşı saldırıya geçti
- BİZE BAKIŞLAR DEĞİŞİYOR...
- Önceki günkü “darbecilik genlerimizde vardı” başlıklı yazım çok yankı yaptı. Aslında...
- Başbuğ, Kozmik odayı açarak doğrusunu yaptı…
- Başbakan için hepimizin farklı görüşü var. Kimimiz için bir devrimci...
- İRAN REJİMİ, KENDİNİ KURTARACAK MI?
- ÖCALAN DAVASINDA, DİKKAT ETMEMİZ GEREKENLER…