Mehmet Ali Birand
 
DTP’Yİ SIKIŞTIRDIKÇA PKK’YI GÜÇLENDİRİYORUZ
 
 

DTP’Yİ SIKIŞTIRDIKÇA

PKK’YI GÜÇLENDİRİYORUZ


Dünkü yazımı okuduysanız, sorun yok. Okumadıysanız, özetlemem gerekecek. Zira bugünkü ve dünkü yazım birbirini tamamlıyor.


Dün, PKK ile mücadelede özellikle Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) değerlendirmelerini aktarmıştım.


PKK, tam anlamıyla bir yol kavşağında. Gidebileceği her iki yol da örgütün etkinliğini gösteriyor. Bunlardan biri Kandil’in kapanması ve silahlı mücadelenin bitmesiyle sonuçlanacak. Diğeri ise, etkinliğini tamamen yitirmeyeceği, ancak yine de dağılma sürecini gündemde tutacak bir sürece götürecek.


PKK üstünde uluslararası bir baskı var ve giderek artıyor. Başta Washington olmak üzere¸ Brüksel, Irakta da Erbil ile Bağdat silahlı mücadelenin bırakılmasını istiyor. Terör sürdükçe bir yere varılamayacağı, artık herkes tarafından kabul ediliyor.


PKK, kurtulunması hiç kolay olmayan bir çıkmazda.


Bu süreci uzatabilmek ve silah bırakmanın karşılığında Türkiye’den bazı avantajlar elde edebilmek için, bulduğu her hedefi vuruyor.


WASHİNGTON, ORTAK

HAREKATA HENÜZ HAZIR DEĞİL


Ankara, Washington’u sıkıştırıyor.


PKK’ya karşı bir askeri harekat veya hiç değilse, Türk Silahlı Kuvvetlerine destek vermesi için temaslar yapılıyor.


Pentagon henüz direniyor.


Ancak eninde sonunda, Türkiye’nin ısrarlarına dayanamayacaklardır. Unutmayalım ki, Kuzey Irak üzerinde istihbarat paylaşımını sağlamak için, neredeyse iki yıl müzakere edilmiş ve sonunda kabul etmişlerdi.


Washington’un derdi, Kuzey Irak’ın toprak bütünlüğünü sağlayabilmek ve geri çekilme sürecinde, Türkiye’nin desteğini elde etmek.


Türkiye, Irak’ın istikrarı için belki “hayati önemde” değil, ancak “istikrara katkısı önemli” bir ülke olarak görülüyor. Üstelik, sadece Irak değil, Afganistan için de Ankara’nın Washington ile ilişkilerinin iyi tutulması gerekiyor.


HEM PKK’YI YOK ETMEK

HEM DE DTP’Yİ DÖVMEK İSTİYORUZ


PKK’nın bu yıl sonuna kadar tasfiye edilebilineceğinden söz eden Türk askeri kaynaklarının, karşı karşıya kaldıkları çelişki DTP’ye yaklaşımdan kaynaklanıyor.


PKK’nın tasfiyesi konusunda Türkiye’ye destek veren güçler, Kürt sorununu silahlı mücadeleden kurtarmayı ve siyasi mücadeleye dönüştürmeyi planlıyorlar.


Kürtlere “Silahla, adam öldürerek bir yere varamazsınız. Silahı bırakın, mücadelenizi parlamentoya taşıyın” diyorlar.


Ankara’da ise ne asker ne de sivil iktidarın böyle bir niyeti var. Belki açıkça konuşulmuyor, ancak DTP, silahlı PKK’dan daha tehlikeli görülüyor.


Sivil itaatsizlik, dev gösteriler ve TBMM’deki faaliyetlerle, DTP’nin Türkiye Cumhuriyeti Devletini zor duruma sokabileceğine inanılıyor.


“Teröre karşı mücadele, belki kanlı olur, ancak kamuoyunu arkanıza alacağınızdan dolayı daha kolaydır. Sonunda, silaha silahla karşılık verirsiniz. Kimin silahı daha güçlüyse o kazanır. Hiç değilse, karşı taraf birşey kazanamaz” diyenler, Kürt sorununun siyasi arenaya taşınmasının tehlikesini de şöyle anlatıyorlar:


“Siyaset çok kaygandır. Kamuoyunu istediğiniz gibi kontrol edemezsiniz. Birden bire DTP’ye sempati duyar ve o zaman kaybedersiniz”


İşte bu mantıktan hareket edildiği için, hem Asker hem de siyasi iktidar sadece PKK değil, DTP’yi de dövüyor.


DTP’Yİ YANLIZLIĞA

İTEREK BİR YERE VARILMAZ


AKP iktidarı, DTP liderinin elini sıkmıyor. Bu partiyi ziyaret dahi etmiyor.


Asker, DTP ile karşılaşmak veya DTP’li sözcüleri dinlemek zorunda kalacaklarından dolayı TBMM’ne gitmiyorlar. Yerel yöneticilerle ilişkilerini en alt düzelde tutuyorlar. Neredeyse temasları dahi yok, denilebilir.


Bu yaklaşımla, DTP’yi cezalandırdıklarını, onları PKK’dan uzaklaştıracaklarını sanıyorlar. Oysa, yanılgı içindeler.


DTP sistemin dışına itildikçe, hırpalandıkça, tam aksine PPK’ya kaymak zorunda kalıyor. Zira bu partiye asıl desteği veren PKK. Halk PKK’yı destekliyor, DTP’yi değil. PKK istediğinden dolayı, DTP’ye oy veriyor.


Ankara, hem PKK hem DTP’ye karşı tutum aldıkça sorun daha da çözümsüzleşiyor.


Peki, bu kördüğümden nasıl çıkılacak?


Düğümün ortasında PKK var.


Her ne kadar, giderek eski imajını kaybediyor olursa olsun, bu örgüt hala yaşıyor. Para kaynakları işliyor. Dağdakilerin önü açılmadıkça, kolay şekilde ve güven içinde evlerine dönebileceklerine inanmadıkları sürece, dağda kalmaya devam edecekler ve dağda kaldıkça da terörü sürdüreceklerdir.


Bende, Türkiye’nin eline yeni bir altın fırsatın çıktığına inanıyorum. Uluslararası konjonktür, uzun yıllardır (1998’de Öcalan’ın yakalandığı dönem hariç) böylesine PKK’nın aleyhine dönmemiştir.


Ancak önemli olan, bu durumdan yararlanılmasını bilmek ve süreci hızlandıracak adımların atılmasını kararlaştırmaktır.


Acaba bu defa akılcı politikalar üretebilecek miyiz? Yoksa, dar milliyetçilik açısından bakıp, fırsatı bu defa da kaçıracak mıyız?


Terörden kurtulmak istiyorsak, Kürt kökenli vatandaşlarımızın siyaset yapmalarını engellemememiz gerekir. Aksine, önlerini açmalı ve mücadeleyi demokrasi çerçevesinde TBMM çatışı altında yapmalarını sağlamalıyız.


Demokrasiye inanalım ve oyunu demokrasi kurallarına göre oynayalım yeter.



Bu yazılara cnnturk.com'dan da erişebilirsiniz.
 
 
BU KATEGORİDEKİ EN ÇOK OKUNAN 25 YAZI
- CEMAAT, AK PARTİ'DEN DESTEĞİNİ ÇEKEMEZ...
- Alper Görmüş koskoca iki cilt kitap yazmış. Okudukça yüzüm kızardı...
- PKK İLE SERT BİR SAVAŞ DÖNEMİNE GİRİLİYOR...
- CUMHURBAŞKANI İLE BAŞBAKAN ARASINDA NE FARK VAR?
- Öcalan...
- ÖCALAN SIRADAN BİR MAHKUM DEĞİL Kİ...
- Rüya görmeyelim. PKK böyle tasfiye edilmez
- Davutoğlu efsanesi gerçek mi, yoksa balon mu?
- PKK İKİYE BÖLÜNÜYOR
- RUSYA GÜNDEMİNDE, PKK-ÇEÇEN VE GAZ VAR
- Türkiye artık kararını vermeli…
- TÜRKİYE’DEKİ, 70 BİN ERMENİYİ VATANDAŞ YAPIN...
- Referandumda neden “Evet” oyu kullanacağım?
- MEDYA TERÖRE HİZMET Mİ EDİYOR?
- Kürt kökenli olsanız, ne dersiniz?
- Hadi bir defa başladık...
- BAŞBAKAN BM'DE "DİZEL MOTORU" GİBİYDİ...
- PKK VURUYOR, ANCAK KIŞKIRTAMIYOR...
- Siyaset karşı saldırıya geçti
- BİZE BAKIŞLAR DEĞİŞİYOR...
- Önceki günkü “darbecilik genlerimizde vardı” başlıklı yazım çok yankı yaptı. Aslında...
- Başbuğ, Kozmik odayı açarak doğrusunu yaptı…
- Başbakan için hepimizin farklı görüşü var. Kimimiz için bir devrimci...
- İRAN REJİMİ, KENDİNİ KURTARACAK MI?
- ÖCALAN DAVASINDA, DİKKAT ETMEMİZ GEREKENLER…