Mehmet Ali Birand
 
İŞİMİZ ZOR…
 
 

İŞİMİZ ZOR…

 

Kafaların değişmesi çok zor. Çok uzun sürecek bir alışma döneminden geçeceğiz. Yasaları değiştirmek yetmiyor. Değiştirdiğiniz yasaları hayata geçiremediniz mi, hiçbir yere varamıyorsunuz. Bürokrasi direnince, yargı farklı yorumlayınca, tutumlar değişmeyince, olduğunuz yerde sayıyorsunuz.

 

İşte bunun örnekleri…

 

En pırıltılı bakanlardan biri sayılan Adalet Bakanı dahi çıkıp, Ermeni konusunda farklı görüş ortaya atmak isteyenleri “arkadan hançerlemekle”  suçlayabiliyor. Sonra da, “Ben kişisel görüşümü açıkladım… Ayrıca Devlet  Üniversitesinde böyle bir toplantı yapılmamalı” diyor.

 

Çok kişiden beklenirdi de, doğrusu Cemil Çiçek’ten alışkın olmadığımız bir yaklaşım. O zaman da hayal kırıklığına uğruyorsunuz.

 

Tam o anda Eğitim –Sen’in kapatılma kararı çıkıyor.

 

Eğitim-Sen “Bireyler anadillerinde öğrenim  görebilmeli ve kültürlerini geliştirmelidir” maddesini tüzüğüne koyduğu için kapatılıyor.

 

Yerel mahkeme, Kopenhag Kriterlerine uyum yasaları çerçevesinde savcıların açtıkları davayı reddediyor, ancak Kurultay, yerel mahkeme gibi yorumlamıyor. Dar anlamıyla yorumluyor ve bunu “Türkiye’yi bölmek” çerçevesine sokuyor. Uyum yasalarındaki “Günlük hayatta kullanılan farklı dil ve lehçelerin eğitimine” olanak sağlayan yeni değişiklikleri hiçbir şekilde dikkate almıyor.

 

Bu katı tutumu yerel bir mahkeme izlese, belki anlayışla karşılayabilirsiniz. Ancak Kurultay’ın tutumunu anlamak çok güç.

 

Aslında bütün bunlar işimizi zorlaştırmaktan başka birşeye de yaramıyor.

 

Göreceksiniz, Eğitim-Sen, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuracak ve bu kararın  Avrupa İnsan Hakları sözleşmesinin “ifade özgürlüğü maddesinin ihlali” olduğunu belirtecek. Büyük olasılıkla da kazanacak. Türkiye yine dış baskıyla, yasalarını bir kez daha değiştirecek. Avrupa Komisyonu, Ankara’nın kapısını  çalacak.

 

Ermeni konusunda da, Ankara gereksiz şekilde eleştirilecek. Bu sorunun tartışılmasına dahi izin verilmeyen ülke olarak nitelendirilecek.

 

İşte  bir başka örnek daha.

 

Muğla Milas’ta Anadolu lisesinde düzenlenen şiir dinlentisinde, 17 yaşındaki bir öğrenci Nazım Hikmet’in “Vatan haini”  adlı şiirini okuduğu için, daha toplantı sürerken Kaymakam Hulusi Doğan’ın talimatıyla tutuklanıp savcılığa sevkediliyor.

 

Kafayı görüyorsunuz değil mi?

 

Ne gerek var bunlara?

 

Gerek yok, ancak kafalar değişmedikçe, bu tip engellerle hep karşılaşacağız.



Bu yazılara cnnturk.com'dan da erişebilirsiniz.
 
 
BU KATEGORİDEKİ EN ÇOK OKUNAN 25 YAZI
- CEMAAT, AK PARTİ'DEN DESTEĞİNİ ÇEKEMEZ...
- Alper Görmüş koskoca iki cilt kitap yazmış. Okudukça yüzüm kızardı...
- PKK İLE SERT BİR SAVAŞ DÖNEMİNE GİRİLİYOR...
- CUMHURBAŞKANI İLE BAŞBAKAN ARASINDA NE FARK VAR?
- Öcalan...
- ÖCALAN SIRADAN BİR MAHKUM DEĞİL Kİ...
- Rüya görmeyelim. PKK böyle tasfiye edilmez
- Davutoğlu efsanesi gerçek mi, yoksa balon mu?
- PKK İKİYE BÖLÜNÜYOR
- RUSYA GÜNDEMİNDE, PKK-ÇEÇEN VE GAZ VAR
- Türkiye artık kararını vermeli…
- TÜRKİYE’DEKİ, 70 BİN ERMENİYİ VATANDAŞ YAPIN...
- Referandumda neden “Evet” oyu kullanacağım?
- MEDYA TERÖRE HİZMET Mİ EDİYOR?
- Hadi bir defa başladık...
- Kürt kökenli olsanız, ne dersiniz?
- BAŞBAKAN BM'DE "DİZEL MOTORU" GİBİYDİ...
- PKK VURUYOR, ANCAK KIŞKIRTAMIYOR...
- Siyaset karşı saldırıya geçti
- BİZE BAKIŞLAR DEĞİŞİYOR...
- Önceki günkü “darbecilik genlerimizde vardı” başlıklı yazım çok yankı yaptı. Aslında...
- Başbuğ, Kozmik odayı açarak doğrusunu yaptı…
- Başbakan için hepimizin farklı görüşü var. Kimimiz için bir devrimci...
- İRAN REJİMİ, KENDİNİ KURTARACAK MI?
- ÖCALAN DAVASINDA, DİKKAT ETMEMİZ GEREKENLER…