Mehmet Ali Birand
 
Biz neden, memnun olmasını bilmiyoruz?
 
 
Yıllardır beri AB terör listesinin genişlemesini istedik. Yeri, göğü inlettik. Devlet sorunu yaptık. Genelkurmay Başkanı dahi tepki gösterdi. Sonunda istediğimizi elde ettik. Kimsenin umuru dahi olmadı.

Hayret etmekte haklı mıyım, değil miyim lütfen siz karar verin ve görüşünüzü benimle paylaşın.

Avrupa Birliği (AB) Terör Listesinin genişletilmesinden söz ediyorum. Bu konuyu yıllardan beri, AB ile ilişkilerimizin en önemli gündem maddesi haline soktuk. Nedeni, AB'nin PKK ve DHKP-C'yi terörist gruplar Listesine almamasıydı.

Hatırlayacaksınız, hemen her resmi temasta bu Liste konusu ortaya atıldı.

AB aleyhinde yazmak ve görüş vermek isteyenler sürekli Liste'yi ortaya attılar.

Liste'nin PKK ve DHKP-C ile genişletilmemesi, “AB'nin Türkiye'yi bölme niyetinin” bir örneği olarak gösterildi. Türkiye'ye karşı komplonun parçası, Avurpalıların kötü niyetliliğinin simgesi olarak teşhir edildi. PKK ve DHKP-C Listeye alındığı taktirde biri siyasallaşamayacak, öbürünün de beli kırılacaktı. Hapisanelerdeki ölüm oruçları bitecekti.

Liste aşağı, Liste yukarı… Yemedik, içmedik Liste ile yattık, Liste ile kalktık.

Genelkurmay Başkanı dahi bu konuda demeçler verdi. AB'yi kötü niyetli olmakla suçladı.

Hele Medya'daki bazı kalemşörler yıllardır bu Liste nedeniyle AB'yi yerden yere vurdular. AB tartışmasının temel taşlarından biri durumuna soktular.

Terör Listesi böylesine duyarlık yaratan, kamuyounun böylesine önem verdiği bir konuydu.

AB ülkelerinin ise, PKK ve DHKP-C'yi listeye almaktaki tereddütleri, bir yandan kendi iç hukukları ve alışkanlıkları, öte yandan da bu örgütlerin sert tepki yaratıp, ülkede istikrarsızlığa yol açmalarından korktukları için uzuyordu. Ancak bunu bize anlatamadılar. Büyük bir terör acısı çekmiş Türk kamuoyu, kendini AB yöneticilerinin yerine koyamazdı. Zaman geçtikçe de, kızgınlık öfkeye ve ard niyetlilik kuşkusuna dönüştü.

Sonra ne oldu?

Geçen hafta AB, PKK ile DHKP-C'yi Terör Listesine aldı. Ancak basına sadece PKK'nın adı yayıldı.

Önce inanmadık. Sonra “DHKP-C neden yok? Onu neden almadınız?” diye cılız sesler çıktı. Birgün sonra, DHKP-C'nin de Listede olduğu anlaşıldı.

Bu defa “PKK ne oldu, pekala KADEK ne olacak?” sorusu sorulmaya başlandı. AB yetkilileri, iki isim arasında fark gözetmeyeceklerini, bir süre sonra KADEK'in de Listede olacağını söylediler.

Sanki yine memnun olmamış gibi, bu defa “Bu işin içinde bir pislik var. Herhalde, alın işte bu kadarıyla yetinin. Bizden daha farklı birşey beklemeyin mesajı vermek istiyorlar” demeye başladık.

Oysa, başarmıştık.

İstediğimizi elde etmiştik.

Hesaplarımıza göre, PKK veya KADEK'in Siyasallaşma ümitleri suya düşecek, Avrupada'ki örgütleri çalışamaz duruma girecek, DHKP-C'nin de beli kırılacak, F tipi hapisanelerdeki ölüm oruçlarının sonu gelecekti.

Bundan daha güzel, bundan daha sevinilecek ne olabilirdi ki…

Oysa gelin görün, ne medya'da ne de resmi çevrelerde heyecan var. Sanki bunca yıldır kendini yerden yere atan biz değilmişiz, sanki bu gelişme çok doğalmış gibi, pek fazla üstüne gidilmedi.

Toplum olarak bu gelişmeyi vaka-i-adiye olarak gördük.

6 AY SONRA LİSTE YİNE DEĞİŞİRSE ŞAŞMAYIN

Ancak bu tutumun önemli bir sakıncası var.

Bu kadar gürültü çıkarttıktan sonra, Liste'nin istediğimiz gibi genişmelesini umursamazsak, AB bütün bu olayın kamuoyu tarafından pek ciddiye alınmadığı sonucuna varmaz mı?

O zamanda, şimdi genişlettiği listeyi 6 ay veya 1 yıl sonra daraltıp, örneğin KADEK'in “terör örgütü olmadığı sonucuna varıp” liste dışına çıkartması daha kolay olmaz mı?

Bizler gerçekten, kötü haberden hoşlanan bir toplumuz galiba, İyi haberlerden pek keyif almıyoruz. Arkasında hep başka bir oyun arıyoruz.

AB listeyi genişletmeyi reddetseydi, günlerdir bu konuyu konuşup tartışıyor olurduk.

Başkalarının bizi rahatsız etmelerine hiç gerek yok. Biz kendi kendimizin rahatını bozacak gelişme ve haberleri çok başarılı şekilde, ya buluyoruz, bulamazsak da üretiyoruz.

Sonra da “Türk'ün Türk'ten başka dostu olmaz” deyip ağlamaktan çok hoşlanıyoruz.


Bu yazılara cnnturk.com'dan da erişebilirsiniz.
 
 
BU KATEGORİDEKİ EN ÇOK OKUNAN 25 YAZI
- CEMAAT, AK PARTİ'DEN DESTEĞİNİ ÇEKEMEZ...
- Alper Görmüş koskoca iki cilt kitap yazmış. Okudukça yüzüm kızardı...
- PKK İLE SERT BİR SAVAŞ DÖNEMİNE GİRİLİYOR...
- CUMHURBAŞKANI İLE BAŞBAKAN ARASINDA NE FARK VAR?
- Öcalan...
- ÖCALAN SIRADAN BİR MAHKUM DEĞİL Kİ...
- Rüya görmeyelim. PKK böyle tasfiye edilmez
- Davutoğlu efsanesi gerçek mi, yoksa balon mu?
- PKK İKİYE BÖLÜNÜYOR
- RUSYA GÜNDEMİNDE, PKK-ÇEÇEN VE GAZ VAR
- Türkiye artık kararını vermeli…
- TÜRKİYE’DEKİ, 70 BİN ERMENİYİ VATANDAŞ YAPIN...
- Referandumda neden “Evet” oyu kullanacağım?
- MEDYA TERÖRE HİZMET Mİ EDİYOR?
- Kürt kökenli olsanız, ne dersiniz?
- Hadi bir defa başladık...
- BAŞBAKAN BM'DE "DİZEL MOTORU" GİBİYDİ...
- PKK VURUYOR, ANCAK KIŞKIRTAMIYOR...
- Siyaset karşı saldırıya geçti
- BİZE BAKIŞLAR DEĞİŞİYOR...
- Önceki günkü “darbecilik genlerimizde vardı” başlıklı yazım çok yankı yaptı. Aslında...
- Başbuğ, Kozmik odayı açarak doğrusunu yaptı…
- Başbakan için hepimizin farklı görüşü var. Kimimiz için bir devrimci...
- İRAN REJİMİ, KENDİNİ KURTARACAK MI?
- ÖCALAN DAVASINDA, DİKKAT ETMEMİZ GEREKENLER…