Mehmet Ali Birand
 
FRANSA OLAYLARI BİZİ DE ETKİLEYECEK
 
 

FRANSA OLAYLARI

BİZİ DE ETKİLEYECEK

 

Fransa hiç beklemediği bir ayaklanma ile karşı karşıya.

           

Şaşırmış durumdalar. Kendileri de anlayabilmiş değiller.Oysa uzun yılların bir birikiminin patlamasıyla karşı karşıyalar.

           

Olayları yakından izleyen ve sağlıklı yorum yapabilen uzmanlarla konuştum. Hepsinin katıldıkları bulgular uyuşuyor.

 

-         Olayların altında henüz din unsuru yok. Devam ederse, ilerde yavaş yavaş dinci unsurlar ortaya çıkabilir. Ancak şu aşamada, Başbakan Erdoğan’ın dediği gibi Türban veya başkalarının ileri sürdüğü gibi El Kaida yok.

 

-         Olayların temelinde, işsizlik, fakirlik, “öteki“ gibi görülmeleri ve itilip kakılmaları, özellikle de İçişleri Bakanı Sarkozy’nin sert yaklaşımı yatıyor.

 

-         Olaylar bundan sonra şekil değiştirebilir ve dinler çatışmasına dönüşebilir. Eğer iyi yönetilemezse olaylar bir süre sonra, hükümet krizine daha da sonra bir rejim sorununa dönüşebilir.

 

Türk kamu oyunun genel yaklaşımı “Fransızlar ektiklerini biçiyorlar” şeklinde. Belki bunu anlayışla karşılayabiliriz, ancak Türkiye’nin uzun vadeli çıkarlarını düşündüğümüz zaman durum çok değişiyor.

           

Bu gelişmelerde TÜRK kelimesi henüz duyulmadı. Aslında ufak tefek Türklerde olaylara katılıyorlar ancak isimleri ön plana çıkmıyor.Ancak bu durum bizleri bu karmaşanın dışına çıkarmıyor. Unutmayalım ki, Fransız kamu oyundaki genel izlenim olayları müslümanların çıkardığıdır.Müslüman denildiği zaman da, aynı potanın içine bizler de giriyoruz.

           

Yani, bu gelişmelerin faturası sonunda bize de çıkacak.

           

Avrupa Birliğine katılmak istediğinden dolayı Türkiye’nin özellikle Fransa’da önemli bir imaj sorunu var. Olaylar, işte bu açıdan , bizim için talihsiz oldu. Yine bu açıdan bakıldığında, Başbakan’ın “Fransa olaylarının temelinde Türban sorununun da bulunduğunu” söylemesi daha da büyük bir talihsizlik oldu.

           

Ne gereği vardı ?

           

Kimsenin söz etmediği bir sırada, Türkiye’nin, Fransayı böylesine rahatsız eden bir olayın içine girmesininin ne gereği vardı? Üstelik doğru  bir saptama da değil. Belli ki birileri Başbakana bunu fıslamış ve o da fazla araştırmadan açıklamış. Sonradan değiştirmeye çalışmış olsa dahi, verdiği zarar aynı kaldı.

           

Fransa’ya çok kızgın olabiliriz, ancak gelişmelere soğukkanlı baktığımız taktirde, kendimizi ayağımızdan vurduğumuzu anlayacağız.

 

               

           

           

 



Bu yazılara cnnturk.com'dan da erişebilirsiniz.
 
 
BU KATEGORİDEKİ EN ÇOK OKUNAN 25 YAZI
- CEMAAT, AK PARTİ'DEN DESTEĞİNİ ÇEKEMEZ...
- Alper Görmüş koskoca iki cilt kitap yazmış. Okudukça yüzüm kızardı...
- PKK İLE SERT BİR SAVAŞ DÖNEMİNE GİRİLİYOR...
- CUMHURBAŞKANI İLE BAŞBAKAN ARASINDA NE FARK VAR?
- Öcalan...
- ÖCALAN SIRADAN BİR MAHKUM DEĞİL Kİ...
- Rüya görmeyelim. PKK böyle tasfiye edilmez
- Davutoğlu efsanesi gerçek mi, yoksa balon mu?
- PKK İKİYE BÖLÜNÜYOR
- RUSYA GÜNDEMİNDE, PKK-ÇEÇEN VE GAZ VAR
- Türkiye artık kararını vermeli…
- TÜRKİYE’DEKİ, 70 BİN ERMENİYİ VATANDAŞ YAPIN...
- Referandumda neden “Evet” oyu kullanacağım?
- MEDYA TERÖRE HİZMET Mİ EDİYOR?
- Hadi bir defa başladık...
- Kürt kökenli olsanız, ne dersiniz?
- BAŞBAKAN BM'DE "DİZEL MOTORU" GİBİYDİ...
- PKK VURUYOR, ANCAK KIŞKIRTAMIYOR...
- Siyaset karşı saldırıya geçti
- BİZE BAKIŞLAR DEĞİŞİYOR...
- Önceki günkü “darbecilik genlerimizde vardı” başlıklı yazım çok yankı yaptı. Aslında...
- Başbuğ, Kozmik odayı açarak doğrusunu yaptı…
- Başbakan için hepimizin farklı görüşü var. Kimimiz için bir devrimci...
- İRAN REJİMİ, KENDİNİ KURTARACAK MI?
- ÖCALAN DAVASINDA, DİKKAT ETMEMİZ GEREKENLER…