Mehmet Ali Birand
 
POLİSE SELAM, DAYAĞA DEVAM...
 
 

POLİSE SELAM,

                                                           DAYAĞA DEVAM...     

 

Harika bir toplum psikolojimiz var.

           

Son deredce hatalı hareket etmiş olabiliriz. Hiç beğenmediğimiz olaylarla karşı karşıya kalmış, hatta kendi içimizde öfkelenmiş dahi olabiliriz. Olayın sorumlulularını yargısız infaza dahi götürebiliriz...

           

Ancak aynı eleştiri dışardan gelince birden bire arslan kesiliveriyoruz. Hatayı yapanları, sorumluları koruma yarışına giriveriyoruz.

           

Son polis coplamalarında aynı manzaralar yaşandı.

           

AB’nin tepkisi üzerine, baktık Bakanlarından, en liberal gazetecilerine kadar herkeste bir tepkidir gidiyor.

           

“ Efendim, onların polisi de dayak atıyor. Önce kendilerine baksınlar...”

 

 “Biz onların hatalarını yüzlerine vuruyor muyuz ?”

 

 “Dışardan suni gündem oluşturuluyor.”

 

“ Bunun adına iki yüzlülük, çifte standart denir.”

           

Sevgili dostlar bir dakika...

           

Avrupa’nın neresinde bizdeki gibi polis dayağı ile karşılaşılırsa aynı tepkiler gösterilir. Bu konuda hiçbirimizin kuşkusu olmamalı.

           

Geçen Cumartesi günkü olaylar bize belki “hafif “görünmüş olabilir. (Zira eskiden çok daha kanlılarını izlemiştik ) Ancak Uluslararası televizyonlarda, hem de kadınlar günü konuşulurken, yerde yatan kadınların tekmelenip coplanmaları, bırakın AB komisyonunu, Avrupa kamuoyunda büyük tepki yaratmıştır. Açın televizyonları , bakın gazetelere göreceksiniz.Böylesine tepki yaratmasının nedeni de, olayların “ Türkiye AB kurallarına uyum sağlayamaz” dendiği bir sırada çıktığından dolayı geniş bir ilgi yaratmıştır.

Tepkilerin diğer önemli bir bölümü de, olayın kendinden çok, Türkiye’nin Kopenhag Kriterlerine uyum gösterdiğini söylemesine rağmen, uygulamada gecikmeler olduğu izleniminin doğmasından kaynaklanmıştır.

           

Ne olursa olsun,  AB’yi bir yana bırakalım ve kendi kendimize şu soruyu soralım:

           

İnsanımızın, dilekçe verip izin almadan gösteri yapması halinde, yerlerde süründürülüp vahşice coplanmasını, tekmelenmesini normal mi karşılacağız, yoksa gereken tepkiyi mi göstereceğiz?

           

Eğer tepki koyacaksak, o zaman asıl biz kendi kendimizi aldatıyoruz, kendi kendimize çifte standart uyguluyoruz demektir.



Bu yazılara cnnturk.com'dan da erişebilirsiniz.
 
 
BU KATEGORİDEKİ EN ÇOK OKUNAN 25 YAZI
- CEMAAT, AK PARTİ'DEN DESTEĞİNİ ÇEKEMEZ...
- Alper Görmüş koskoca iki cilt kitap yazmış. Okudukça yüzüm kızardı...
- PKK İLE SERT BİR SAVAŞ DÖNEMİNE GİRİLİYOR...
- CUMHURBAŞKANI İLE BAŞBAKAN ARASINDA NE FARK VAR?
- Öcalan...
- ÖCALAN SIRADAN BİR MAHKUM DEĞİL Kİ...
- Rüya görmeyelim. PKK böyle tasfiye edilmez
- Davutoğlu efsanesi gerçek mi, yoksa balon mu?
- PKK İKİYE BÖLÜNÜYOR
- RUSYA GÜNDEMİNDE, PKK-ÇEÇEN VE GAZ VAR
- Türkiye artık kararını vermeli…
- TÜRKİYE’DEKİ, 70 BİN ERMENİYİ VATANDAŞ YAPIN...
- Referandumda neden “Evet” oyu kullanacağım?
- MEDYA TERÖRE HİZMET Mİ EDİYOR?
- Kürt kökenli olsanız, ne dersiniz?
- Hadi bir defa başladık...
- BAŞBAKAN BM'DE "DİZEL MOTORU" GİBİYDİ...
- PKK VURUYOR, ANCAK KIŞKIRTAMIYOR...
- Siyaset karşı saldırıya geçti
- BİZE BAKIŞLAR DEĞİŞİYOR...
- Önceki günkü “darbecilik genlerimizde vardı” başlıklı yazım çok yankı yaptı. Aslında...
- Başbuğ, Kozmik odayı açarak doğrusunu yaptı…
- Başbakan için hepimizin farklı görüşü var. Kimimiz için bir devrimci...
- İRAN REJİMİ, KENDİNİ KURTARACAK MI?
- ÖCALAN DAVASINDA, DİKKAT ETMEMİZ GEREKENLER…