Mehmet Ali Birand
 
...TÜRKİYE, YENİ AB’DE YERİNİ BULUR
 
 

...TÜRKİYE, YENİ AB’DE

YERİNİ BULUR

 

Türkiye’ye bakışlar, anayasa referandumunun ertesi günü değişmeye başladı. “Türkiye’ye HAYIR”  kampanyası, önemli oranda göndemden düştü. Bu sloganlar belirle çevrelerde hiçbir zaman yok olmayacak, ancak önümüzdeki yıllarda  vurgulama değişecek.

 

Yeniden inşası başlayacak olan Avrupa’da Türkiye mutlaka yerini bulacak, önümüzde yaklaşık 10-15 yıllık bir süreç var.

 

Herşey değişecek.

 

Dünya değişecek.

 

Avrupa değişecek.

 

Türkiye değişecek.

 

Bu günden 10-15 yıl sonraki Avrupanın ne olacağına dair varsayımlar üreterek bir yargıya varmak çok hatalı olur.

 

Bakın daha şimdiden, Fransanın önde gelen düşünürleri ile konuştuğumuzda farklı bir vurgulama ile karşılaşıyoruz.

 

“Yeni, Avrupa, daha esnek bir düzen getirecektir. Böyle bir ortamda da Türkiye kendine daha rahat bir yer bulacaktır” diyen, Fransız Dış İlişkiler Enstitüsü (İFRİ) direktörü Dominique Moisi,  şu önerilerde bulundu:

 

“Bu tartışmalara siz katılmayın. Fazla konuşmadan kendi işinizi yapın. Hazırlıklarını daha hızlandırın. Kendinizi halka daha iyi anlatın. Yolunuzda yürüyün.”

 

Aynı sözleri, Fransanın dış politikasını 5 yıl süreyle yönetmiş olan Hubert Vedrine’den de dinledim.

 

Vedrine, EVET’çilerden. Bugün gelinelen noktayı, Avrupayı yöneten liderlerin halkı dikkate almamalarına bağlıyor. Türkiye’nin ilişkilerine gelince, bir dost önerisinde bulunuyor. Avrupa’nın kendi içinde son derece karışık bir ortama girdiğini, bunun uzun süreceğini ve Türk yöneticilerin bu kavgaya bulaşmamalarını tavsiye ediyor.

 

TÜRKİYE’NİN YAPACAK

ÇOK İŞİ VAR

Doğrusunu söylemek gerekirse, Türkiye’nin Avrupa yolunda yapacağı o kadar çok iş var ki, bir de Anayasa tartışmalarına girmesine gerek yok.

 

Bundan böyle, (Anayasa reddedildiğine göre) Nice antlaşması yürürlükte kalacak. Nice antlaşması  ne süre yürürlükte kalır, bilinmez, ancak Türkiye açısından hep yürürlükte kalması daha yararlıdır.

 

Türkiye’nin Avrupa’da yeri var. Ankara gerçekten ister ve uygulamalarını da buna göre ayarlarsa, sonunda yerini alabilir.

 

En yapılmaması gereken, “Avrupa birbirine düştü, bizi istemezler” diyerek, varsayımlardan hareket ederek, işi yavaştan almaktır.

 

Türkiye istediği taktirde, onu kimse durduramaz. İşki isteyelim ve kararlılıkla yolumuzda ilerleyelim. Üstümüze vazife olmayan konulara karışmayalım.

 

Bir de, 17 Aralık kararı ne derece önemliymiş, kendi kendimize hatırlatalım...



Bu yazılara cnnturk.com'dan da erişebilirsiniz.
 
 
BU KATEGORİDEKİ EN ÇOK OKUNAN 25 YAZI
- CEMAAT, AK PARTİ'DEN DESTEĞİNİ ÇEKEMEZ...
- Alper Görmüş koskoca iki cilt kitap yazmış. Okudukça yüzüm kızardı...
- PKK İLE SERT BİR SAVAŞ DÖNEMİNE GİRİLİYOR...
- CUMHURBAŞKANI İLE BAŞBAKAN ARASINDA NE FARK VAR?
- Öcalan...
- ÖCALAN SIRADAN BİR MAHKUM DEĞİL Kİ...
- Rüya görmeyelim. PKK böyle tasfiye edilmez
- Davutoğlu efsanesi gerçek mi, yoksa balon mu?
- PKK İKİYE BÖLÜNÜYOR
- RUSYA GÜNDEMİNDE, PKK-ÇEÇEN VE GAZ VAR
- Türkiye artık kararını vermeli…
- TÜRKİYE’DEKİ, 70 BİN ERMENİYİ VATANDAŞ YAPIN...
- Referandumda neden “Evet” oyu kullanacağım?
- MEDYA TERÖRE HİZMET Mİ EDİYOR?
- Hadi bir defa başladık...
- Kürt kökenli olsanız, ne dersiniz?
- BAŞBAKAN BM'DE "DİZEL MOTORU" GİBİYDİ...
- PKK VURUYOR, ANCAK KIŞKIRTAMIYOR...
- Siyaset karşı saldırıya geçti
- BİZE BAKIŞLAR DEĞİŞİYOR...
- Önceki günkü “darbecilik genlerimizde vardı” başlıklı yazım çok yankı yaptı. Aslında...
- Başbuğ, Kozmik odayı açarak doğrusunu yaptı…
- Başbakan için hepimizin farklı görüşü var. Kimimiz için bir devrimci...
- İRAN REJİMİ, KENDİNİ KURTARACAK MI?
- ÖCALAN DAVASINDA, DİKKAT ETMEMİZ GEREKENLER…