Mehmet Ali Birand
 
KARAOĞLAN’A TEŞEKKÜR EDERİZ
 
 

KARAOĞLAN’A

TEŞEKKÜR EDERİZ

 

Bülent Ecevit’in siyaset sahnesinden ayrıldığını açıklaması, Türkiye’nin en çalkantılı, istikrarsızlıklarla dolu, sürekli kendi kendiyle kavga ettiği, kimlik arayışıyla geçen 35-40 yıllık bir döneminin tümüyle kapandığının işareti sayılmalı.

 

Böylesine zor bir süreçte Ecevit’ler  yaşamımızı, düşünme şeklimizi, hatta konuşmalarımızı dahi etkilediler. Türk siyaset tarihi yazılırken, Karaoğlan’lara özel bir yer  verilecektir. Toplum olarak sevapları  ve günahlarıyla Ecevit’lere teşekkür borçluyuz. Bizlerin daha rahat etmemiz, Türkiye’nin  daha müreffeh olması için çırpındılar. Bıkmadan usanmadan, gece  gündüz  demeden bizler için  çalıştılar. Uyguladıkları politikaları sevmedik, oyumuzu vermedik, kızmadılar. Beğendik, iktidar  yaptık teşekkür ettiler. Şimdi onlara teşekkür etme sırası bizde.

 

NEZAKET VE İLKE

GETİRDİ...

 

Bülent Ecevit’in politikalarını benimsemeyebilirsiniz, ancak Türk siyasetine öylesine önemli katkıları olmuştur ki, bunları yadsıyamazsınız.

 

Herşeyden önce Karaoğlan politika dilini değiştirdi.

 

“Sayın” kelimesini soktu. Sadece politikacılara değil, medya’ya ve kamuoyuna, hitabetin önemini gösterdi. Sahte olmayan nezaketiyle, hepimizi etkiledi. Efendiliği, kendine karşı eleştirilerin dozunu dahi azalttı. Konuşmasının  başında “siz” sonuna doğru “sen” demedi. Kibarlığını, en zor anlarda dahi bırakmadı.

 

Daima güzel bir Türkçe kullandı. Kasabalı Türkçesi ile halka daha yakın olduklarını sananları utandırdı. Diliyle (hem Türkçesi, hem İngilizcesiyle) toplumların (yerli ve yabancı) hayranlıklarını kazandı. Bizi de gururlandırdı.

 

Politikaya sol’u taşıdı. Hemde, solculuğun vatan hainliği sayıldığı dönemde bunu başardı.

 

1960-90 yıllarında politikacılık “sözündü durmamak,  insanları aldatmak, bol yalan söylemek ve her koşula göre tutum değiştirmek” olarak algılanırdı. Sol-sağ çatışmalar, asker-sivil kavgaları alıp yürümüştü. Ecevit, işte bu kargaşa ortamında, kendi ilkeleriyle dik duran bir lider olarak ortaya çıktı. İlkelerinden sapmadı. Bir siyasetçi  için dik durmanın ne kadar önemli olduğunu gösterdi.

 

Bence tek kusuru (tabii bu çok kişisel bir değerlendirmedir) son yıllarda hem Türkiye’nin, hem dünya’nın değişimini tam olarak yakalayamadı veya bu değişimi benimsemedi.

 

Türk toplumunun, özellikle 1999’da Öcalan’ın yakalanmasından sonraki hızlı değişimini, kurduğu koalisyon sürecindeki tepkilerin boyutunu kavrayamadı veya kavrayacak zamanı olmadı.

 

Yine de, döneminin kapandığını ve yaşamı sırasındaki liderlik yarışından çekilip, partisine yeni bir kaptan bulması gerektiğini anlayan tek lider oldu.

 

Ne olursa olsun,  Karaoğlan bizim insanımızdı ve sadece bizler için didindi.

 

Teşekkür ederiz.



Bu yazılara cnnturk.com'dan da erişebilirsiniz.
 
 
BU KATEGORİDEKİ EN ÇOK OKUNAN 25 YAZI
- CEMAAT, AK PARTİ'DEN DESTEĞİNİ ÇEKEMEZ...
- Alper Görmüş koskoca iki cilt kitap yazmış. Okudukça yüzüm kızardı...
- PKK İLE SERT BİR SAVAŞ DÖNEMİNE GİRİLİYOR...
- CUMHURBAŞKANI İLE BAŞBAKAN ARASINDA NE FARK VAR?
- Öcalan...
- ÖCALAN SIRADAN BİR MAHKUM DEĞİL Kİ...
- Rüya görmeyelim. PKK böyle tasfiye edilmez
- Davutoğlu efsanesi gerçek mi, yoksa balon mu?
- PKK İKİYE BÖLÜNÜYOR
- RUSYA GÜNDEMİNDE, PKK-ÇEÇEN VE GAZ VAR
- Türkiye artık kararını vermeli…
- TÜRKİYE’DEKİ, 70 BİN ERMENİYİ VATANDAŞ YAPIN...
- Referandumda neden “Evet” oyu kullanacağım?
- MEDYA TERÖRE HİZMET Mİ EDİYOR?
- Hadi bir defa başladık...
- Kürt kökenli olsanız, ne dersiniz?
- BAŞBAKAN BM'DE "DİZEL MOTORU" GİBİYDİ...
- PKK VURUYOR, ANCAK KIŞKIRTAMIYOR...
- Siyaset karşı saldırıya geçti
- BİZE BAKIŞLAR DEĞİŞİYOR...
- Önceki günkü “darbecilik genlerimizde vardı” başlıklı yazım çok yankı yaptı. Aslında...
- Başbuğ, Kozmik odayı açarak doğrusunu yaptı…
- Başbakan için hepimizin farklı görüşü var. Kimimiz için bir devrimci...
- İRAN REJİMİ, KENDİNİ KURTARACAK MI?
- ÖCALAN DAVASINDA, DİKKAT ETMEMİZ GEREKENLER…