Mehmet Ali Birand
 
İÇ İŞLERİMİZE DAHA ÇOK KARIŞACAKLAR
 
 

İÇ İŞLERİMİZE

DAHA ÇOK KARIŞACAKLAR

 

Eller üstünde  taşıdığımız Avrupa  Birliği ile birden bire kötü kişi oluverdik. En önemlisi de, Başbakan Erdoğan’ın, uzun süredir unuttuğumuz bir kavramı yeniden gündeme getirmesi oldu: İç işlerimize karışmayın.

 

Erdoğan’ın  bu sözleri söyleme yeri, zamanı ve etrafındaki kişilere (AKP il başkanları) baktığımızda, işin daha çok bir iç politika gösterisi olduğunu anlıyoruz, ancak yine de  eski bir  kavramın tekrar  doğuşunu da görmezden gelemiyoruz.

 

“İç işlerimize karışamazsınız.”

 

Ebkiden Devletler bu cümlenin arkasına saklanarak herşeyi yapardılar. İnsan Hakları ayaklar altına alınır, Askeri darbeler gerçekleştirilir, faili meçhul cinayetler işlenirdi.

 

Eski dönemler artık bitti.

 

Şimdi, belirli ilkeler çerçevesinde herkes herkesin iç işlerine karışıyor. Kimse kendi başına buyruk hareket edemiyor. İnsan Hakları ve Demokrasiye uyum gösteremediğiniz taktirde, herkes kapınızı çalıp sizi  uyarıyor.

 

Hele Avrupa Birliğinde bu uygulama daha da yaygın.

 

AB üyesi olan ülkeler adeta bir kontrat imzalıyrlar. Hangi kurallara uyulacağını saptıyorlar. Eğer biri kontrata uymazsa, başta AB Komisyonu olmak üzere hepsi, uyumsuzluk gösterinin üstüne yükleniyorlar.

 

Bütçe disiplinine uymayan, Almanya ile Fransa açıkça hırpalanıyor, ekonomik kurallara uymayan İtalya cezalandırılıyor vs...vs...

 

İÇİŞLERE KARIŞILMASINI

ASIL TÜRKİYE İSTEDİ

 

Şimdi gelelim Türkiye’nin durumuna.

 

AB’nin kapısını çalan, tam üye olmak istediğini ve bunun için tüm kurallara uyacağını söyleyen Türkiye’dir.  Hem de birçok AB ülkesinin “Hayır, daha gelmeyin. Henüz erken. İlerki yıllarda üyelik düşünürüz.” Demesine rağmen, Ankara ısrar etti.

 

AKP hükümeti AB’den , “eksiklerinin ilerleme raporlarında çok net bir biçimde yazılmasını” açıkça istedi. AB Komisyonunun genel veya muğlak kelimeler kullanmamasını özellikle irca etti. Başbakan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Gül, bunu Verheugen’e bizzat söylediler.

 

AB Komisyonu da bu nedenle “iç işlerimize” karışır oldu. Hangi önlemi alırsak nasıl bir sonuçla karşılaşacağımızı hangi yasalar çıkar veya çıkmazsa  neler olabileceğini açıklar oldu.

 

Şimdi bir türlü anlayamadıkları, bizim kalkıp şikayet etmemiz. Şaşırıyorlar. “Kardeşim, siz  istememiş miydiniz?” diye soruyorlar.

 

 

DAHA DA FAZLA

KARIŞACAKLAR

 

Eğer biz bu yola devam edeceksek, bu duruma alışmak zorundayız. Önümüzdeki yıllarda, özellikle tam üyelik müzakereleri başladıktan sonraki dönemde AB iç işlerimize daha da fazla karışacaktır. Üstelik sadece siyasi kriterlerde değil, ekonomik kriterler de gündeme girecek ve üzerimizdeki baskı artacak.

 

Avusturya’ya Başbakanını  değiştirten AB, tam üyelik adayı Türkiye’ye de karışacak. Eğer bundan rahatsız olacaksak, şimdiden bu işten vazgeçelim. Veya şikayeti bırakalım.

 

Boş yere kendi kendimizi sinirlendirmeyelim.



Bu yazılara cnnturk.com'dan da erişebilirsiniz.
 
 
BU KATEGORİDEKİ EN ÇOK OKUNAN 25 YAZI
- CEMAAT, AK PARTİ'DEN DESTEĞİNİ ÇEKEMEZ...
- Alper Görmüş koskoca iki cilt kitap yazmış. Okudukça yüzüm kızardı...
- PKK İLE SERT BİR SAVAŞ DÖNEMİNE GİRİLİYOR...
- CUMHURBAŞKANI İLE BAŞBAKAN ARASINDA NE FARK VAR?
- Öcalan...
- ÖCALAN SIRADAN BİR MAHKUM DEĞİL Kİ...
- Rüya görmeyelim. PKK böyle tasfiye edilmez
- Davutoğlu efsanesi gerçek mi, yoksa balon mu?
- PKK İKİYE BÖLÜNÜYOR
- RUSYA GÜNDEMİNDE, PKK-ÇEÇEN VE GAZ VAR
- Türkiye artık kararını vermeli…
- TÜRKİYE’DEKİ, 70 BİN ERMENİYİ VATANDAŞ YAPIN...
- Referandumda neden “Evet” oyu kullanacağım?
- MEDYA TERÖRE HİZMET Mİ EDİYOR?
- Hadi bir defa başladık...
- Kürt kökenli olsanız, ne dersiniz?
- BAŞBAKAN BM'DE "DİZEL MOTORU" GİBİYDİ...
- PKK VURUYOR, ANCAK KIŞKIRTAMIYOR...
- Siyaset karşı saldırıya geçti
- BİZE BAKIŞLAR DEĞİŞİYOR...
- Önceki günkü “darbecilik genlerimizde vardı” başlıklı yazım çok yankı yaptı. Aslında...
- Başbuğ, Kozmik odayı açarak doğrusunu yaptı…
- Başbakan için hepimizin farklı görüşü var. Kimimiz için bir devrimci...
- İRAN REJİMİ, KENDİNİ KURTARACAK MI?
- ÖCALAN DAVASINDA, DİKKAT ETMEMİZ GEREKENLER…