Mehmet Ali Birand
 
“ AB RAPORUNA TCK KOŞULU GİRECEK...”
 
 

“ AB RAPORUNA TCK

KOŞULU  GİRECEK...”

ANKARA.

           

AB Komisyonu yetkilileriyle konuştum. Anlaşılan, ilişkilerdeki zina gerilimi şimdilik geçiştirilmiş durumda. Ancak, emin kaybeden ve işi gereksiz biçimde zora sokan taraf da Türkiye olmuş.

           

Verheugen’e yakın kişilerin verdikleri bilgilere göre, Komisyondaki hava TCK ile ilgili ertelemeden sonra daha karamsarlaşmış. ürkiye ile ilgili raporlar artık tamamlanmış durumda. Geriye, Komisyonun “Türkiye ile müzakerelere başlanması veya başlanmaması” konusundaki tavsiye raporuna kalmış. Bu tavsiye raporu,  önce 30 Komiserin baş yardımcıları arasında 4 Ekim günü tartışılacak. Asıl karar işte bu toplantıda  büyük oranda kesinleşecek. 6 Ekim günü de Komisyon toplanıp son sözü söyleyecek.

           

Komisyon yetkilileri, şu sırada Komiserlerin bir bölümününün olumsuz bir tutum içinde olduğunu söylüyorlar. Son gelişmeyle birlikte,Verheugen’in  diğer komiserleri ikna etmekte çok daha fazla zorlanacağını belirtiyorlar. “ Rapor, son gelişmeye kadar, Türkiye’ nin  bazı eksikliklere rağmen Kopenhag Kriterlerini yerine getirdiği ve müzakerelerin başlatılabileceği şeklindeydi. Şimdi ise tam bir karmaşa var. Kimse net birşey bilmiyor. Herşey Verheugen’e bağlı. Çözüm onun kafasında” diyen bir AB Komisyonu yetkilisi, önümüzdeki Perşembe günü Brüksel’e gidecek  Başbakan Erdoğan’ın, Verheugen ile olası görüşmesinde bir çözüm bulunabilineceğini belirtti.

           

Komisyon çevreleri, TCK’nın 6 Ekim gününe kadar yasalaştırılamadığı taktirde, Verheugen’in Kopenhag Kriterlerine uyum sağlandığını söyleyemeyeceğini, müzakerelerin açılmasını  TCK’nın 17 Aralığa kadar yasalaşması koşuluna bağlayabileceğini ileri sürüyorlar. “Komiserleri ikna etmenin başka bir yolu bulunamazsa, koşullu müzakere kararından başka çare kalmaz” diyorlar.

 

Bu çalışmaları çok yakından izleyen üst düzey bir Türk yetkili de “6 Ekim’de herşey bitecekti ve Türkiye 17 Aralığa kadar zafer turu atacaktı. Şimdi işi zorlaştırdık. AB Komisyonu raporu daha muğlak çıkacak. 6 Ekim treni kaçtı. ” dedi.

           

Komisyon yetkilileri, Erdoğan‘ın verdiği “Avrupadaki kürtaj tartışmalarının” zina yasası ile karşılaştırılamayacağını ısrarla belirtiyorlar. Kürtaj’ın “yaşama hakkı” ile ilgili olduğunu, zina’nın ise Türkiye’nin de kabul ettiği İnsan Hakları sözleşmesinin bir parçası olduğunu ve “kişisel özgürlükler“ maddesine girdiğini, bu konunun ancak medeni kanun çerçevesinde çözümlenebilineceğini vurguluyorlar.

 

ERDOĞAN’I VERHEUGEN’İN

SÖZLERİ YANILTMIŞ...

 

Ankara’ da hükümete yakın çevrelerin verdikleri bilgiye göre ise, Başbakanın son kararında Verheugen’in son gezisinde Ankara’da resmi olmayan görüşmelerdeki bazı sözler etkili olmuş. Buna göre Verheugen, zina yasasının dünyanın sonu sayılmayacağını ancak çıkarılmamasının daha iyi olacağını söylemiş. Erdoğan’da, muhafazakarların baskısı karşısında bu değerlendirmeye dayanarak kararını vermiş. Avrupada da bu tip tartışmaların yapıldığını, örneğin kürtaj konusunun hala sürdüğünü belirterek, yasanın şimdilik geri çekilmesini istemiş.Kabine’ de Tüzmen ve Beşir Atalay dışında herkesin Başbakanı desteklediğini belirten  iyi haber alan bir kaynak, AKP’nin -hata edildi ve iyi yapıldı diyenlerle- ikiye bölündüğünü, ancak kimsenin Başbakana karşı çıkamadığını söyledi.

 

Başbakana yakın çevreler, TCK’ nın 6 Ekim sonrasında, başbakanın açıkladığı gibi, diğer yasalarla birlikte ve zina maddesi olmadan, 17 Aralıktan önce yasalaştırılmasının ağır bastığını belirtiyorlar.

 

BAŞBAKANDAN

SAĞDUYU BEKLENİYOR

Artık olanlar oldu.

           

Boş yere sinirlenmeye ve kavgayı büyütmeye hiç gerek yok.

           

AKP bugüne kadar AB reformları konusunda en büyük adımları atmış bir partidir. Hem bizi hem de dünyayı şaşırtan bir performans göstermiş ve Türkiye’nin müzakere tarihi almasını kolaylaştırmıştır.

 

Son yaşananların bir iç politika gereği olduğuna ve üstesinden gelinebileceğine inananlar, AKP’ nin aynı sağduyuyu göstermesini bekliyorlar. İşin tam ucuna gelindiği bir sırada, sadece bazı milletvekillerini tatmin edebilmek için, yanlış bir adım atılması ve elde edilen bir avantajın kaybedilmesini ne AKP kadroları, ne de Türkiye’nin uzun vadeli çıkarlarını düşünenler kabul edebilir.

 

Erdoğan’dan beklenen, önümüzdeki haftalarda bu ince ayarı yapmasıdır.



Bu yazılara cnnturk.com'dan da erişebilirsiniz.
 
 
BU KATEGORİDEKİ EN ÇOK OKUNAN 25 YAZI
- CEMAAT, AK PARTİ'DEN DESTEĞİNİ ÇEKEMEZ...
- Alper Görmüş koskoca iki cilt kitap yazmış. Okudukça yüzüm kızardı...
- PKK İLE SERT BİR SAVAŞ DÖNEMİNE GİRİLİYOR...
- CUMHURBAŞKANI İLE BAŞBAKAN ARASINDA NE FARK VAR?
- Öcalan...
- ÖCALAN SIRADAN BİR MAHKUM DEĞİL Kİ...
- Rüya görmeyelim. PKK böyle tasfiye edilmez
- Davutoğlu efsanesi gerçek mi, yoksa balon mu?
- PKK İKİYE BÖLÜNÜYOR
- RUSYA GÜNDEMİNDE, PKK-ÇEÇEN VE GAZ VAR
- Türkiye artık kararını vermeli…
- TÜRKİYE’DEKİ, 70 BİN ERMENİYİ VATANDAŞ YAPIN...
- Referandumda neden “Evet” oyu kullanacağım?
- MEDYA TERÖRE HİZMET Mİ EDİYOR?
- Hadi bir defa başladık...
- Kürt kökenli olsanız, ne dersiniz?
- BAŞBAKAN BM'DE "DİZEL MOTORU" GİBİYDİ...
- PKK VURUYOR, ANCAK KIŞKIRTAMIYOR...
- Siyaset karşı saldırıya geçti
- BİZE BAKIŞLAR DEĞİŞİYOR...
- Önceki günkü “darbecilik genlerimizde vardı” başlıklı yazım çok yankı yaptı. Aslında...
- Başbuğ, Kozmik odayı açarak doğrusunu yaptı…
- Başbakan için hepimizin farklı görüşü var. Kimimiz için bir devrimci...
- İRAN REJİMİ, KENDİNİ KURTARACAK MI?
- ÖCALAN DAVASINDA, DİKKAT ETMEMİZ GEREKENLER…