Mehmet Ali Birand
 
GÜL, KIBRIS’TA SON NOKTAYI KOYDU
 
 

GÜL, KIBRIS’TA

SON NOKTAYI KOYDU

 

Rumlar çok çocuksu bir taktik izliyorlar.

 

Avrupa Birliğini bir şantaj aracı gibi görüyorlar. Tam üye olduklarına göre, her istediklerini kabul ettirebileceklerini sanıyorlar.

 

Türkiye’yi de herhalde geri zekalı veya diplomasi bilmeyen bir ülke olarak niteliyor olacaklar ki, kurdukları tuzaklara kolaylıkla düşeceğimizi umuyorlar.

 

Baksanıza, 17 Aralık öncesinde Türkiye’ye kabul ettirmek için başta 7, ardından yavaş yavaş 2’ye kadar inen bir istek listesiyle  ortaya çıktılar. Bugün geldikleri nokta daha da kötü. İstediklerinin hiçbirini kabul ettiremiyorlar. Sadece, tanınma konusunda genel bir tavsiye cümlesinin ötesine bir türlü geçemiyorlar.

 

Papadopulos hükümeti sinir içinde. AB’den  tam destek bulamadığı taktirde sorun yaratacaklarını belirtiyorlar.

 

Papadopulos, hem Avrupa Birliğini, hem de çözüm arzulayan herkesi aldattı. İstiyormuş gibi göründü, Denktaş’ın da yardımıyla (!) referandumdan HAYIR oyu çıkmasını sağladı. BM Genel Sekreterinden, Komiser Verheugen’e kadar herkes için Papadopulos, oyunu bozan taraftır.

 

Şimdi, hiç değilse yaptıklarının bir bölümünü ödemelidir. Hem dünya’yı  kandır, hem Kıbrıs Türklerini cezalandır, sonra da pişkin şekilde AB’nin karşısına geçip “Aman Türkiye’ye  bizi tanıma koşulu koymadan müzakere tarihi vermeyin” diye baskı yapmaya kalk...

 

Pes doğrusu...

 

Kabul ediyorum, bundan önce aynı yaklaşımı bizler de sergiledik. Defalarca kabul ediyormuşuz gibi davranıp sonradan vazgeçtik.

 

Kabul ediyorum, dün dündü. Bugün bugündür. Referandum ve Annan planı geride kalmış, şimdi yeni bir sayfa açılmıştır.

 

Ancak herşeye rağmen, AB’nin bu şantaja boyun eğmesini, Kıbrıs Türklerine verdikleri sözleri tutamazken, bir de KKTC’nin yok edilmesini istemesini kimse kabul edemez.

 

AB’nin de bu kadar miyop olamayacağı ortada.

 

Abdullah Gül, bence son noktayı koydu.

 

“Çözüm olmadan tanınma olmaz” diyerek, Ankara’nın elini açıkça gösterdi.

 

Tabii olmaz. Papadopulos efendi bu işi çok kolay, çok  bedava sanıyor galiba.

 

Hayır, değil. Önce masaya oturup Annan planı temelinde bir çözüme varırsınız, ardından tanınırsınız.

 

AB  istediği kadar havuç göstersin, Kıbrıs’ı körü körüne tanımayı Ankara’ya kabul ettiremez. 



Bu yazılara cnnturk.com'dan da erişebilirsiniz.
 
 
BU KATEGORİDEKİ EN ÇOK OKUNAN 25 YAZI
- CEMAAT, AK PARTİ'DEN DESTEĞİNİ ÇEKEMEZ...
- Alper Görmüş koskoca iki cilt kitap yazmış. Okudukça yüzüm kızardı...
- PKK İLE SERT BİR SAVAŞ DÖNEMİNE GİRİLİYOR...
- CUMHURBAŞKANI İLE BAŞBAKAN ARASINDA NE FARK VAR?
- Öcalan...
- ÖCALAN SIRADAN BİR MAHKUM DEĞİL Kİ...
- Rüya görmeyelim. PKK böyle tasfiye edilmez
- Davutoğlu efsanesi gerçek mi, yoksa balon mu?
- PKK İKİYE BÖLÜNÜYOR
- RUSYA GÜNDEMİNDE, PKK-ÇEÇEN VE GAZ VAR
- Türkiye artık kararını vermeli…
- TÜRKİYE’DEKİ, 70 BİN ERMENİYİ VATANDAŞ YAPIN...
- Referandumda neden “Evet” oyu kullanacağım?
- MEDYA TERÖRE HİZMET Mİ EDİYOR?
- Kürt kökenli olsanız, ne dersiniz?
- Hadi bir defa başladık...
- BAŞBAKAN BM'DE "DİZEL MOTORU" GİBİYDİ...
- PKK VURUYOR, ANCAK KIŞKIRTAMIYOR...
- Siyaset karşı saldırıya geçti
- BİZE BAKIŞLAR DEĞİŞİYOR...
- Önceki günkü “darbecilik genlerimizde vardı” başlıklı yazım çok yankı yaptı. Aslında...
- Başbuğ, Kozmik odayı açarak doğrusunu yaptı…
- Başbakan için hepimizin farklı görüşü var. Kimimiz için bir devrimci...
- İRAN REJİMİ, KENDİNİ KURTARACAK MI?
- ÖCALAN DAVASINDA, DİKKAT ETMEMİZ GEREKENLER…