Mehmet Ali Birand
 
ONLARIN KAFASI DA ÇOK KARIŞIK…
 
 

 

ONLARIN KAFASI DA

ÇOK KARIŞIK…

 

Bizim kafamız karışık da, DTP’lilerin kafaları sanki çok mu net?

 

Nerede!

 

DTP’yi yakından incelediğiniz zaman, bu partinin ne kadar güçlükler içinde çalıştığını hemen anlayıveriyorsunuz.

 

İdeolojik farklılıklardan tutun da, genel yaklaşım farklılıklarına kadar çeşitli eğilimler var. Bazen birinin dediğini, diğeri kabul etmiyor. Bu görüş ayrılıkları zaman zaman saklanamaz ölçülere varıyor.

 

Tabii bütün bunların ötesinde, DTP’yi baskı altında tutan birçok unsur var.

 

Bir yandan İmralı unsuru var. Öcalan’ın dediği dediktir ve hiçbir eleştiri kabul etmez. Kendi gibi düşünmeyenler veya verilen direktifleri uygulamayanlar gözden düşer. Gözden düşen de, bir süre sonra unutulur gider.

 

Sadece İmralı mı?

 

Bir de PKK baskısı vardır.

 

Örgüt, siyasi arenada kendinin önüne hiçbir kurumun geçmesini kabul etmez. Seçtiği isimlerde de, tam bağlılık arar.

 

Üstelik bir tek PKK da yok. Birkaç PKK var. Kandil Dağı var. Her birinin beklentileri ve yaklaşımı da farklıdır ve partinin uyum göstermesi istenir.

Bütün bunlar yetmiyormuş gibi, bir de Avrupa’daki teşkilatın görüşlerinin dikkate alınması gerekir.

 

Açıkçası, tam bir deli kazanı.

 

Bu köşede daha öncede dikkatinizi çekmeye çalıştım. DTP’li olmak ve tutarlı bir politika izlemek, kurumlaşabilmek, bu koşullarda son derece güç.

 

DTP Meclis’e girdiği için, bundan böyle parti içi gelişmelerini daha yakından izleyeceğiz. Ne olduklarını, ne olmadıklarını ve güçlüklerini daha yakından göreceğiz. DTP belirli bir çizginin ötesinde etkinlik elde etmesin diye, PKK’nın nasıl elinden geleni ardına koymayacağını bire bir izleyeceğiz.

 

Canım, adamların güçlüklerinden bize ne” diyebilirsiniz.. Ancak unutmamamız gerekir ki, DTP’yi PKK’nın eline bırakmamak çıkarımıza değildir. TBMM’yi bir kavga alanına dönüştürmek de ülkemizin çıkarına değildir.

 

Karşılıklı olarak birbirimizi ne kadar iyi anlarsak, o kadar olumlu adımlar atabiliriz. Yoksa birbirimizi döverek, hırpalayarak bir yere varamayız.

 

İşte bütün bu nedenlerle, Türkiye’nin önünde son derece önemli ve son derece umutlu bir dönemin açıldığını kolaylıkla söyleyebiliriz. Yeter ki, ne istediğimizi iyi bilelim.

 

Üzüm mü yiyeceğiz, yoksa bağcıyı mı döveceğiz?

 



Bu yazılara cnnturk.com'dan da erişebilirsiniz.
 
 
BU KATEGORİDEKİ EN ÇOK OKUNAN 25 YAZI
- CEMAAT, AK PARTİ'DEN DESTEĞİNİ ÇEKEMEZ...
- Alper Görmüş koskoca iki cilt kitap yazmış. Okudukça yüzüm kızardı...
- PKK İLE SERT BİR SAVAŞ DÖNEMİNE GİRİLİYOR...
- CUMHURBAŞKANI İLE BAŞBAKAN ARASINDA NE FARK VAR?
- Öcalan...
- ÖCALAN SIRADAN BİR MAHKUM DEĞİL Kİ...
- Rüya görmeyelim. PKK böyle tasfiye edilmez
- Davutoğlu efsanesi gerçek mi, yoksa balon mu?
- PKK İKİYE BÖLÜNÜYOR
- RUSYA GÜNDEMİNDE, PKK-ÇEÇEN VE GAZ VAR
- Türkiye artık kararını vermeli…
- TÜRKİYE’DEKİ, 70 BİN ERMENİYİ VATANDAŞ YAPIN...
- Referandumda neden “Evet” oyu kullanacağım?
- MEDYA TERÖRE HİZMET Mİ EDİYOR?
- Hadi bir defa başladık...
- Kürt kökenli olsanız, ne dersiniz?
- BAŞBAKAN BM'DE "DİZEL MOTORU" GİBİYDİ...
- PKK VURUYOR, ANCAK KIŞKIRTAMIYOR...
- Siyaset karşı saldırıya geçti
- BİZE BAKIŞLAR DEĞİŞİYOR...
- Önceki günkü “darbecilik genlerimizde vardı” başlıklı yazım çok yankı yaptı. Aslında...
- Başbuğ, Kozmik odayı açarak doğrusunu yaptı…
- Başbakan için hepimizin farklı görüşü var. Kimimiz için bir devrimci...
- İRAN REJİMİ, KENDİNİ KURTARACAK MI?
- ÖCALAN DAVASINDA, DİKKAT ETMEMİZ GEREKENLER…