TÜRKİYE’Yİ BİR DE,
DIŞARDAN GÖRENLERE SORUN
Dünya Bankası Başkanı Paul Wolfowitz ile Pazartesi günü uzun bir görüşme yaptım. Wolfowitz ne Erdoğan’ın yakını, ne AK Parti’den bir çıkarı var, ne de bize yalan söylemekle bir kazancı olacak.
Bana öylesine bir Türkiye portresi çizdi ki, hayretler içinde kaldım.
“Sizler sadece bugüne bakıyorsunuz. Nereden nereye geldiğinize bakmıyorsunuz. Bundan 30 yıl öncesini düşünmüyorsunuz. Hatta 2001’de ne durumda olduğunuzu bile unutuyorsunuz” diye söze başladı. Çizdiği tablo insanın hoşuna gidiyor:
“Benim söylediklerime inanmasanız bile, Türkiye’ye yatırım yapanlara, parasını borsaya koyanlara bakın. Türk ekonomisi sağlam ve sağlıklı bir ortamda gelişiyor”.
Kısa vadede cari açığa dikkat çekiyor.
Uzun vadede ise, eğitime.
Bu gerçeği Wolfowitz’in hatırlatmasına gerek yok. Bizler de biliyoruz. Gençlerimizi iyi eğitemediğimizin, parlak kadrolar yetiştiremediğimizin bilincindeyiz. İyi elemanlarımız var, ancak sayıları çok az. 70 milyonluk bir ülkeyi uçuracak kadar elemanımız yok.
Dünya Bankası Başkanı’nın, AK Parti hükümetinin performansından memnun olduğu, vücut dilinden belli oluyor. Ağzından öğrenemiyorsunuz ancak, anlattıklarının altından hep Erdoğan çıkıyor. “En memnun olduğum nokta, Başbakan’ın seçimler nedeniyle kemerleri çözmeyeceği yolundaki güvencesiydi” derken, Başbakan’ın tutumundan memnuniyetini hiç saklamıyordu.
Wolfowitz’in beni şaşırtan saptaması, Türkiye’de yoksulluğun azalmaya başladığı ile ilgili sözleriydi. Dünya Bankası’nın bulgularına göre, yoksulluk göreceli şekilde azalıyor. Tabii bunun, kısa sürede elle tutulur biçimde ortaya çıkması beklenmiyor, ancak gelişmeler olumlu yönde...
Bu sözlere itiraz edenlerimiz mutlaka olacaktır. Haklı oldukları yönler de bulunacaktır. Yine de, ülkemizin istikrarı ve refahını unutmamak gerekir...
Bu yazılara cnnturk.com'dan da erişebilirsiniz.
|