Mehmet Ali Birand
 
“ AB KONUSUNDA DA DOĞRULARI SÖYLÜYORUM”
 
 

“ AB KONUSUNDA DA

DOĞRULARI SÖYLÜYORUM”


Cumhurbaşkanı Gül,  Mısır gezisinin sonunda Türkiye’ye dönerken hepimizi şaşırttı. Hiç böylesine kesin bir tutum beklemiyordum. Hatırlayacaksınız, birkaç gün önce, “Gül  doğruları söyleyecekse, Başbakanı ve Dışişleri Bakanını karşısına alsın ve AB projesini unuttuklarını söylesin. Kendi bıraktığı mirasa sahip çıksın” demiştim. Dönüş yolunda Gül gözlerimin içine bakıp “Ben doğruları söylüyorum, 2008 Avrupa yılı olacak” dedi.

Şaşırmamızın nedeni de bu. Zira şimdiye kadar ilk defa böylesine net bir tutumla karşılaşıyorduk.

“2007 yılında çok iç sorunlarla karşı karşıya kalındığını ve tüm enerjimizin de bundan dolayı içeriye yönlendirildiğini ve AB projesinin ister istemez ihmal edildiğini” anlattı.

“ 2007 AB ilişkilerinde kaybedilmiş yıl” olduğuna işaret etti.

Başbakan ile Dışişleri Bakanının da kendisi gibi düşündüğünü ve hükümet çalışmalarında önemli ilerlemeler yapıldığını söyleyince, dayanamadım: “ Sayın Cumhurbaşkanı, eğer durum gerçekten böyleyse, o zaman hükümet öylesine gizli, öylesine kimseye hissetirmeden hareket ediyor ki, bu yapılanlardan hiçbirimizin haberi yok.” demek zorunda kaldım.

Her zamanki hoşgörülü gülücüğüyle, yine de Başbakanı ve Baş Müzakereciyi savundu. Bu savunma pek inandırıcı olmasa dahi, Cumhurbaşkanının ağzından çıktığından dolayı, boynumuz bükük dinledik.

Ancak, sorular arttıkça, Gül’ün tutumu daha da kesinleşti.

“Artık 2007‘deki mazeretler yok. Bundan dolayı, 2008’in AB yılı olacağını söylüyorum”diye devam etti. Yakında AB başkentlerine gideceğini, bu ziyaret listesinin hazırlandığını vurguladı.

Peki, kendi dışişleri bakanlığı döneminde hazırlanan ve bugüne kadar hala çıkarılamayan 9 uncu uyum paketi çıkacak mıydı ?

EVET dedi ve ekledi:

“...Kaçan fırsatların maliyeti sonradan çok büyüyor. Bundan dolayı -AB’ye tam üyelik- fırsatını kaçırmamamız gerekir. Hükümet bu konuda çok istekli, ben de bunun takipçisi olacağım.”

Cumhurbaşkanı, Sarkozy ile Merkel’in engelleme çabalarının bir mazeret oluşturmaması gerektiğine de değindi. “Bırakın onlar ne derlerse desinler. Biz yolumuza devam edelim. Gereken reformları çıkaralım.” diye eski tutumunu tekrarladı.

Gül’ün yaklaşımı beklenenin aksine açıktı.

Bakalım Başbakan ile Dışişleri Bakanı da aynı görüşteler mi ?



Bu yazılara cnnturk.com'dan da erişebilirsiniz.
 
 
BU KATEGORİDEKİ EN ÇOK OKUNAN 25 YAZI
- CEMAAT, AK PARTİ'DEN DESTEĞİNİ ÇEKEMEZ...
- Alper Görmüş koskoca iki cilt kitap yazmış. Okudukça yüzüm kızardı...
- PKK İLE SERT BİR SAVAŞ DÖNEMİNE GİRİLİYOR...
- CUMHURBAŞKANI İLE BAŞBAKAN ARASINDA NE FARK VAR?
- Öcalan...
- ÖCALAN SIRADAN BİR MAHKUM DEĞİL Kİ...
- Rüya görmeyelim. PKK böyle tasfiye edilmez
- Davutoğlu efsanesi gerçek mi, yoksa balon mu?
- PKK İKİYE BÖLÜNÜYOR
- RUSYA GÜNDEMİNDE, PKK-ÇEÇEN VE GAZ VAR
- Türkiye artık kararını vermeli…
- TÜRKİYE’DEKİ, 70 BİN ERMENİYİ VATANDAŞ YAPIN...
- Referandumda neden “Evet” oyu kullanacağım?
- MEDYA TERÖRE HİZMET Mİ EDİYOR?
- Kürt kökenli olsanız, ne dersiniz?
- Hadi bir defa başladık...
- BAŞBAKAN BM'DE "DİZEL MOTORU" GİBİYDİ...
- PKK VURUYOR, ANCAK KIŞKIRTAMIYOR...
- Siyaset karşı saldırıya geçti
- BİZE BAKIŞLAR DEĞİŞİYOR...
- Önceki günkü “darbecilik genlerimizde vardı” başlıklı yazım çok yankı yaptı. Aslında...
- Başbuğ, Kozmik odayı açarak doğrusunu yaptı…
- Başbakan için hepimizin farklı görüşü var. Kimimiz için bir devrimci...
- İRAN REJİMİ, KENDİNİ KURTARACAK MI?
- ÖCALAN DAVASINDA, DİKKAT ETMEMİZ GEREKENLER…