CALLAGHAN 74’TE
DOĞRU MU SÖYLEMİŞ?
Sizinle bir anımı paylaşmak istiyorum.
1974 yılında Türkiye, Kıbrıs’a askeri müdahelede bulunmuş ve Ağustos ayında Cenevre’de 2 inci Kıbrıs Konferansı toplanmıştı. Tarih 14 Ağustos 1974 idi.
Kıbrıs’ın Türk lideri Denktaş, Rum lideri Klerides, Türk Dışişleri Bakanı Turan Güneş, Rum Dışşileri Bakanı Mavros ve İngiltere Dışişleri bakanı Callaghan, çözüm bulmaya çalışıyorlardı.
Türkiye, 5 kantonlu bir çözüm önerisinde bulunmuş, Rumlar ve Yunanlılar “Bize 36 saat verin, gidip başkentlerimize danışıp geri dönemil. Hemen imza etmemizi istemeyin” diyorlar, Türk tarafı ise hemen “evet veya hayır” yanıtı verilmesini istiyordu.
Ankara’nın bu kadar ısrar etmesinin nedeni 1 inci harekatın başarısız olması ve 2 inci harekata başlamaktaki sabırsızlığı idi. İlk harekatta eldeki askeri olanaklar, gereken takviyenin zamanında gerçekleşmesini önlemiş ve istenen hedeflere varılamamıştı. Türk ordusu adeta küçücük bir cebin içine sıkışmıştı. Mutlaka 2 inci bir harekat yapılmalı ve Türk kontrolündeki bölge genişletilmeliydi. Türkiye sıkışmıştı. Öte yandan Yunanistan’ın Türkiye’yi durduracak hava gücünün bulunmadığı da artık anlaşılmıştı.
Herkes Türk tarafının gerçekleştirdiği 1 inci askeri harekatını haklı görmüş, uluslararası kamuoyu Yunan cuntasının Kıbrıs’ta Makarios’a karşı bir darbe düzenlemesini sert biçimde eleştirmişti. Ancak şimdi hava tersine dönmüştü. Bu defa, Türkiye’yi alkışlayan dünya, 2 inci bir askeri harekat işaretleri yoğunlaştıkça oklarını Ankara’ya yönlendirmişti.
Cenevre’deki konferans salonuna Başbakan Ecevit’ten bir mesaj gelmişti: Ayşe tatile çıkıyor
Ayşe, Turan Güneş’in kızıydı. Mesajın anlamı da “konferansı biran önce bitirin, TSK 2 inci harekatı başlatıyor” idi.
İngiliz dışişleri bakanı Callaghan ise, bunu engellemeye çalışıyor. Türkiye’nin büyük kayıplara uğrayacağını söylüyor ve “Bırakın, Rumlara 24 saat verin” diyordu.
Gece 02:00 civarında Türk heyeti konferans salonunu terkederken, Türk Silahlı Kuvvetleri Kıbrıs’ta ikinci harekatını başlatıyordu. Aynı saatlerde İngiliz Dışişleri Bakanı basın toplantısı düzenliyor ve “Türkiye büyük hata etti. 24 saat bekleyip Rumların yanıtını alabilirdi. Kendini
bataklığa soktu” mesajını verdi. Ardından da, yıllar boyunca tekrarlanacak bir cümleyle toplantıyı bitirdi:
“... Bugün Kıbrıs Türkiye’nin esiri durumundadır, yarın Türkiye Kıbrıs’ın esiri olacaktır...”
Geçen 30 sene içinde bir çözüm bulmayan, askeri harekatı bir barış antlaşmasına dönüştürmek için fazla çaba harcamayan Türkiye, acaba gerçekten Kıbrıs’ın esiri mi oldu?
Acaba Callaghan doğru mu söyledi?
Bu yazılara cnnturk.com'dan da erişebilirsiniz.
|