Mehmet Ali Birand
 
ANKARA’NIN TEK DERDİ, PKK...
 
 

ANKARA’NIN TEK

DERDİ, PKK...


Milli Güvenlik Kurulu’nun Irak’a asker gönderme konusunda, hükümete yönelik bağlayıcı bir tavsiye kararı almaması bazılarımızı meraklandırdı.


Acaba Türk hükümeti yine 1 Mart’ta olduğu gibi, Amerikalılara ümit dağıttıktan sonra, şimdi geri adım mı atmaya  hazırlanıyordu?


Pişman olmuş ve Birleşmiş Milletlerin arkasına saklanıp, işi uzatmaya mı çalışıyordu?


Hiçbiri değil...


Türkiye, Irak konusunda kararını vermiş durumda.


AKP hükümeti ve Türk Silahlı Kuvvetleri, tüm riskleri göze alarak asker yollamayı kafalarına koymuşlar. Hükümet, sırat köprüsünden geçen ekonomik durumu tehlikeye atmak istemiyor. Hatta bir zamanlar  1 inci tezkerenin reddini sert şekilde eleştiren çevrelerin, şimdi tam aksine, tutumlarını değiştirip “hayır, bu koşullarda yollamayın” demelerine rağmen, tutum değiştirmiyor.


Hükümet, alınacak riskleri çok iyi biliyor ve gözle de görüyor. Bütün bunlara rağmen yaklaşımını değiştirmiyor.


Silahlı Kuvvetler de aynı kararlılık içinde...


Genelkurmay Başkanlığı, Irak’a asker yollanmaması durumunda, hem Türk-Amerikan ilişkilerinin, hem Türkiye’nin bölgedeki konumunun ve nihayet TSK ile Pentagon ilişkilerinin, yeniden tamiri çok daha güç bir noktaya gerileyeceğini görüyor.


Hükümetin ve askerin konuşarak veya konuşmayarak verdikleri mesajlar, hiç değilse bizim edindiğimiz izlenimler böyle...


Ankara, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinden çıkacak olası bir kararı da beklemiyor. Konuştuğum üst düzey yetkili kişiler “Biz ABD ile asker yollama konusunu konuşmaya başladığımız zaman, BM kararı diye birşey yoktu. Hala da, ne zaman çıkacağı belli değil. BM’den bir karar  çıkarsa, işimiz kolaylaşır. Ancak o kadar. Biz, olsa da olmasa da asker yollama konusunda ciddiyiz” diyorlar.


Türk-Amerikan askerleri arasında, nereye gidileceği, kimin komuta edeceği, görev alanları, güvenlik sorunu ve masrafların nasıl karşılanacağı konusunda da önemli bir görüş ayrılığı yok.


Peki sorun nereden kaynaklanıyor?


SORUN, PKK’DAN

KAYNAKLANIYOR


Sorun dönüp dolaşıp PKK-KADEK’e bağlanıyor.


Örgüt’ün Kuzey Irak’ta  bir üssü var. Üs’te yaklaşık 5 bin silahlı militanın bulunduğu tahmin ediliyor. Amerikalılar yıllardan beri  PKK’yı terör örgütü olarak ilan ettiği gibi, KADEK’i de listelerine aldılar ve Irak’ta hiçbir terör örgütünü barındırmayacaklarını açıkladılar.


Türkiye, işte bu noktaya dikkat çekip “ Hadi, bu üssü kapatın ve başta lider kadrosu olmak üzere, militanları bize teslim edin” diyor.


Amerikalılar da, “Hayır, biz vazgeçtik. PKK-KADEK Kuzey Irak’ta kalabilir” de demiyorlar. Aksine, Irak’ı mutlaka terkedeceklerini belirtiyorlar. Hemen harekete geçemeyeceklerini, koşulların oluşmasını istiyorlar.


ANKARA, WASHİNGTON’A

PEK GÜVENMİYOR...


Washington, Türkiye’nin gönlünü almak ve asker yollamasını kolaylaştırmak için bu üsse saldırmayacağını da saklamıyor. Bu boyutta bir hareket için gerekecek büyüklükte asker kaydırabilecek durumda olmadığını belirtiyor.


Türkiye gibi katkıda bulunacak ülkelerin askerleri geldikten sonra, durumun rahatlayabileceğini ve olası bir harekatın o dönemde düşünülebileceğinin üstünde duruyor.


Ayrıca, kaç militanın pişmanlık yasasından yararlanmak isteyeceğinin görülmesini, bundan sonra tutum alınmasının daha yararlı olacağını belirtiyorlar.


ANKARA, GÜVENCE

BEKLİYOR...


Amerikalıların ileri sürdükleri gerekçelerdeki mantık yapısı, özellikle Dışişlerinde kabul görüyor, ancak Washington’un kendini bu konuda yeterince bağlamaması da rahatsızlık yaratıyor.


“Açıkça söz vermiyorlar. Bizde güvenemiyoruz”   diyen bir üst düzey dışişleri yetkilisi, bu hafta Ankara’da toplanacak, Türk-ABD terör uzmanlarının  bu konuda somut bir sonuca varmalarını beklediklerini söyledi.


Aslında bu toplantıların yapılmış olmasının dahi PKK’ya yeterli sinyali  vermesi gerekir. Yani PKK’nın eninde  sonunda Kuzey Irak’tan ayrılmak zorunda kalacağı ortada.



Bunların hepsi güzel ve mantıklı olabilir, ancak Ankara’yı tatmin etmiyor.


“Washington PKK’ya açıkça bir sinyal vermeli. Kuzey Irak’tan ayrılmaları gerektiğini söylemeli” diyen yetkililer, Kuzey Irak’taki kamp sorununun, Türk askerinin Irak’a gitmesi sonrasına bırakılamayacağını ısrarla ileri sürüyorlar.


Washington ise sıkıntıda... Kampa askeri harekat düzenleyip, kan dökmeyi ve Irak’taki  tek müttefikleri olan  Kürtleri de kaybetmek istemiyor...


İşte düğüm noktası bu...



Bu yazılara cnnturk.com'dan da erişebilirsiniz.
 
 
BU KATEGORİDEKİ EN ÇOK OKUNAN 25 YAZI
- CEMAAT, AK PARTİ'DEN DESTEĞİNİ ÇEKEMEZ...
- Alper Görmüş koskoca iki cilt kitap yazmış. Okudukça yüzüm kızardı...
- PKK İLE SERT BİR SAVAŞ DÖNEMİNE GİRİLİYOR...
- CUMHURBAŞKANI İLE BAŞBAKAN ARASINDA NE FARK VAR?
- Öcalan...
- ÖCALAN SIRADAN BİR MAHKUM DEĞİL Kİ...
- Rüya görmeyelim. PKK böyle tasfiye edilmez
- Davutoğlu efsanesi gerçek mi, yoksa balon mu?
- PKK İKİYE BÖLÜNÜYOR
- RUSYA GÜNDEMİNDE, PKK-ÇEÇEN VE GAZ VAR
- Türkiye artık kararını vermeli…
- TÜRKİYE’DEKİ, 70 BİN ERMENİYİ VATANDAŞ YAPIN...
- Referandumda neden “Evet” oyu kullanacağım?
- MEDYA TERÖRE HİZMET Mİ EDİYOR?
- Kürt kökenli olsanız, ne dersiniz?
- Hadi bir defa başladık...
- BAŞBAKAN BM'DE "DİZEL MOTORU" GİBİYDİ...
- PKK VURUYOR, ANCAK KIŞKIRTAMIYOR...
- Siyaset karşı saldırıya geçti
- BİZE BAKIŞLAR DEĞİŞİYOR...
- Önceki günkü “darbecilik genlerimizde vardı” başlıklı yazım çok yankı yaptı. Aslında...
- Başbuğ, Kozmik odayı açarak doğrusunu yaptı…
- Başbakan için hepimizin farklı görüşü var. Kimimiz için bir devrimci...
- İRAN REJİMİ, KENDİNİ KURTARACAK MI?
- ÖCALAN DAVASINDA, DİKKAT ETMEMİZ GEREKENLER…