Mehmet Ali Birand
 
AKP, FATURAYI AĞIR ÖDEYEBİLİR
 
 

AKP, FATURAYI

AĞIR ÖDEYEBİLİR


Çarşamba  günü yayınlanan yazımda “top direkten döndü. Türk-Amerikan ilikileri büyük tehlike atlattı” demiştim.


Erdoğan hükümetinin, Pazartesi günü piyasaların sopasını yiyince tutum değiştirdiği izlenimi doğmuş, hele Ali Babacan’ın Salı sabahı CNN TÜRK’te “Anlaşmaya gidiliyor. Ekonomik paket hala geçerli” demesi ümitleri arttırmıştı. Üstelik, kimse Türkiye’nin böyle bir hesapsızlık yapabileceğine ihtimal dahi vermediği için, biraz çekişmeden sonra işlerin rayına oturduğu sanılmıştı. Bu arada tüm AKP kurmayları da “tezkere sorunu aşılıyor” havası yansıtıyorlardı. Sonuçta, hepimiz işlerin düzeldiğine inandık.


Meğer, tam aksine, işler batmış. Kurtarılamayacak noktaya gelmişte, ne hükümet ne de biz farkında değilmişiz. Bizim ümitlendiğimiz saatlerde, Amerika çoktan kararını vermiş ve  B planını devreye sokmuş. Yani, Türkiye üzerinden Kuzey Cephesi açmaktan vazgeçmiş, ekonomik paketi askıya almış, üsleri kullanmayı dahi bırakıp, basit bir hava koridoru ile yetinmiş.


Ankara’ya mesajını da çok net yollamış:


“Başta renginizi göstermek yerine  bizi oyalamayı tercih ettiniz. Bizim Türk üslerine muhtaç olduğumuzu, Türkiyesiz yapamayacağımızı sandınız. Yanıldınız, zira siz olmadan da bu işin nasıl yapılacağını göreceksiniz. İlerde başka konularda işbirliği ihtiyacımız olursa sizi ararız”.


Türkiye, kendi kendini ayağından vurmuş oldu.


İşter şöyle ister böyle; ister karadan  askerle olsun, ister havadan koridorla olsun, Türkiye dünyanın gözünde savaşta ABD ile işbirliği  yapan ülke konumuna girmişti. Yarı hamilelik olmayacağına göre, başta Cumhurbaşkanımız Sezer, Uluslararası Hukuk ve barışı koruma heyecanıyla hareket edenler  şu anda herhalde son derece  rahatsızlık duyuyorlardır.


Peki karşılığında ne elde edildi?


Koskocaman bir HİÇ.


Yani hem kötü kişi olduk, hem ABD ile ilişkilerimizi gerdik, hem de hiçbir avantaj elde edemedik. Kuzey Irak’a gireceği söylenen kuvvetlerimizin elleri kolları öylesine bağlanacak ki nefes almaları dahi zorlaşacak.


SON PİŞMANLIK

FAYDA GETİRMEZ


Şu sıralarda AKP’nin karar alma mekanizmalarına yakın çevreleri gelinen noktadan son derece rahatsızlar ve pişmanlar. Ellerinden gelse, Washington ne isterse hemen tezkereye yazıp verecekler. Ancak gelin görün ki, bu defa Amerikalılar istemiyorlar. Düne kadar, Washington Ankara’nın peşinde koşuyordu. Bugün  Ankara Washington’a göz kırpıyor. Ancak, geç kalmış  pişmanlık fayda sağlamıyor.


BU KAFAYA, BU

KADAR TRAŞ...


Ülkemizi hep birlikte  düşürdüğümüz bu durumdan sadece AKP değil, hepimiz sorumluyuz. Geçtiğimiz eğitim, inançlarımız, dünya’ya bakışımız bizi bu noktaya getirdi.


Birbirimizden hiçte farklı değiliz.


Muhalefete bakın, aynı kafada...


Cumhurbaşkanı hukuktan başka birbir şeye aldırmıyor...


Adalet mekanizması aynı...


Askerin de kendi gizli gündemi var...


Başka bir dünyada yaşıyoruz. Herşeye  hayır diyor ve kendi yarattığımız fantazilerle bir başka dünya kurup içine giriyoruz. Aslında, yarattığımız bu dünyanın gerçek dışı olduğunun, kendi kendimizi  aldattığımızın dahi farkında değiliz.


ABD, TÜRKİYEYİ

SİLMEZ, ANCAK...


Amerika, Türkler tarafından aldatıldığı kanısında. Yıllarca “stratejik ortaklık” yalanı yaşatılmıştı, ancak sonunda bunun gerçek olmadığı da böylece ortaya çıkmış oldu.


Washington, bir olaydan dolayı Türkiye’yi silip atmaz.


Ancak, özellikle Bush yönetimi bunu unutmayacaktır. Türkiye yavaş yavaş “öncelikli destek verilmesi gereken ülke”  konumundan çıkarılacak, istikrarsızlığa düşmeyecek kadar bir destekle yetinilecektir.


Büyük olasılıkla, Türkiye’deki üslerin büyük bir bölümü önümüzdeki yıllarda, Irak’a taşınacak ve “stratejik önem” ülke değişecektir.


Türkiye, kısa vadede olmasa dahi, orta ve uzun vadede faturanın önemli bir bölümünü ödeyecektir.


AKP’de bu tutumundan  dolayı, kendini gereksiz şekilde tehlikeye atmış ve geleceğini büyük oranda ipotek altına almıştır.


Erdoğan artık Beyaz Saray’da nadiren görünen, Başkan Bush tarafından kerhen kabul edilen bir lider konumuna girecektir.


AKP, hem kendinin hem de Türkiye’nin bindiği dalı kesmiştir. Bunun faturasını da eninde sonunda ödemek zorunda kalacaktır.


Ne yazık ki, hiçbir suçu olmamasına rağmen en büyük fatura yine her zaman ki gibi fakir halka çıkacaktır... Emin olun, hala bu noktaya geldiğimize inanamıyorum. (!)



Bu yazılara cnnturk.com'dan da erişebilirsiniz.
 
 
BU KATEGORİDEKİ EN ÇOK OKUNAN 25 YAZI
- CEMAAT, AK PARTİ'DEN DESTEĞİNİ ÇEKEMEZ...
- Alper Görmüş koskoca iki cilt kitap yazmış. Okudukça yüzüm kızardı...
- PKK İLE SERT BİR SAVAŞ DÖNEMİNE GİRİLİYOR...
- CUMHURBAŞKANI İLE BAŞBAKAN ARASINDA NE FARK VAR?
- Öcalan...
- ÖCALAN SIRADAN BİR MAHKUM DEĞİL Kİ...
- Rüya görmeyelim. PKK böyle tasfiye edilmez
- Davutoğlu efsanesi gerçek mi, yoksa balon mu?
- PKK İKİYE BÖLÜNÜYOR
- RUSYA GÜNDEMİNDE, PKK-ÇEÇEN VE GAZ VAR
- Türkiye artık kararını vermeli…
- TÜRKİYE’DEKİ, 70 BİN ERMENİYİ VATANDAŞ YAPIN...
- Referandumda neden “Evet” oyu kullanacağım?
- MEDYA TERÖRE HİZMET Mİ EDİYOR?
- Kürt kökenli olsanız, ne dersiniz?
- Hadi bir defa başladık...
- BAŞBAKAN BM'DE "DİZEL MOTORU" GİBİYDİ...
- PKK VURUYOR, ANCAK KIŞKIRTAMIYOR...
- Siyaset karşı saldırıya geçti
- BİZE BAKIŞLAR DEĞİŞİYOR...
- Önceki günkü “darbecilik genlerimizde vardı” başlıklı yazım çok yankı yaptı. Aslında...
- Başbuğ, Kozmik odayı açarak doğrusunu yaptı…
- Başbakan için hepimizin farklı görüşü var. Kimimiz için bir devrimci...
- İRAN REJİMİ, KENDİNİ KURTARACAK MI?
- ÖCALAN DAVASINDA, DİKKAT ETMEMİZ GEREKENLER…