Mehmet Ali Birand
 
CÜNEYT ÜLSEVER: HACI
 
 

CÜNEYT ÜLSEVER: HACI


26 Ağustos 1997... Saat 02. 23... Yer Kayseri... tüm Kayseri'nin kısaca "Hacı" diye tanıdığı Hayrullah Gesili'ye evinde gecenin kör karanlığında, çalan telefondan kardeşinin bir çifte cinayetin sanığı olarak Ankara'da tutuklandığı bildiriliyordu. Alelacele yapılan hazırlıktan sonra Ankara'ya doğru arabayla yol alırken, Hacı geçmişine doğru bir yolculuğada başlamıştı. Düşünüyordu ister istemez... "Sonun başlangıcı mı, ne?" Hacı sanığın sanık kadar şüpheli yakını ve de medyaya kalsa sadece göğsüne kadar inen gri-beyaz sakalları nedeniyle tutuklanabilecek bir şeriyatçıydı gazeteciler hiç gecikmeden "siyasi cinayet", "yeşil sermaye Ankara'da hesap veriyor" , "28 Şubat'tan alınan intikam" gibi başlıkları manşetlere taşımışlardı. 


İşte bu yaşanan gerçek hikayeden yola çıkılarak yazılmış bir roman bu: Hacı. Hacı ile 8 kitabı olan Cüneyt Ülsever bu  romanın Ankara Emniyet Müdürlüğü Cinayet Masası Büro Amirliği Başkomiseri Yağız Balcı'nın, ayrıntıları gözlerden uzak tutulmaya çalışılan, bir cinayetle ilgili notlarının(!) ele geçirilmesi sonucunda yazıldığını söylüyor. Ve ele geçirilen notlar romanın sonunda bir ek halinde okura takdim ediliyor...






TARİHİN SONUNDAN

BARIŞIN SONUNA


ABD'nin Irak bombardımanının sürdüğü bugünlerde hem bir anlamda bu konuyla hemde terörle ilgili bir kitap Deniz Ülke Arıboğan'dan geldi. Terör yıllardır gerek Türkiye'nin gerekse dünyanın gündeminde ön sıralarda yerini alıyor.


Terör ve getirdiği acılar, akıllara terörle mücadele ve onu yok etme adına yapılan girişimlerin yeterli olup olmadığı sorusunu getiriyor. İşte Arıboğan'da "Tarihin sonundan barışın sonuna" isimli kitabında bu sorulara yanıt aramış. Terörü anlamanın ve anlamlandırmanın onu çözmenin ön koşulu olduğunu ileri süren Arıboğan, konuya yaklaşırkende tarafsızlığımı korumaya çalıştım, bir anlamda "sert bir konuda light olmaya çalıştım" sözleriyle tanımlıyor tavrını...


11 bölümden oluşan kitapta 11 ayrı deneme yer alıyor. Her bir denemede terör motivasyonları, medya ile ilişkisi, psikolojisi gibi farklı bir boyutlarıyla ele alınıyor...






BEYOĞLU’NDA YUNAN GECELERİ



Güney Kıbrıs ve Yunanistan AB’nin nimetlerinden faydalana dursun, bizde 25 yıl önce Selanik’te kurulmuş, bir zamandır da Beyoğlu’nda hoş bir hava yaratan “Ta Nisia” adlı Yunan lokantasının güzel yemeklerinden faydalandık.


Caciki, dolmaki, suvlaki gibi Yunan sofrasının –bizce Türk, onlarca Yunan- yemeklerinden söz etmiyorum. Çok hoş ve  çok değişik tadlarla karşılaşıyorsunuz. Fiatlar adam başına 50-60 milyon. Ta Nisia’nin bir diğer özelliği de Pazar geceleri geleneksel Yunan ve eski İstanbul şarkıları ile programlar sunuyor. 27 Nisan ve 4 Mayıs geceleri son programlar. Hacidakis, Theodorakis gibi günümüzün Yunan bestecilerinin parçalarını, ouzo eşliğinde dinlemek istiyorsanız son fırsat.






MUSTAFA DENİZLİ, SEN 

BİZE LAZIMSIN…

Geçen hafta Mustafa Denizli’nin bir basın toplantısını izledim. Dokunsanız ağlayacaktı. Öylesine üzülmüş, öylesine kırılmıştı. Daha önceden bilsem, sırf destek için ben de toplantıya katılırdım.

   

Birileri çıkıp,  Denizli‘yi ekranda yerden yere vurabiliyor, hakkında olmadık hakaretlerde bulunabiliyorlar.

   

Ayıptır, günahtır.

   

İnsanlarımızı neden böylesine kolaylıkla harcıyoruz ?

   

Neden bilip bilmeden konuşuyoruz?

   

Neden yayın organlarımız da ortaya çıkıp, bu tiplere “yeter artık” demiyorlar?

   

Mustafa Denizli’nin teknik donanımını eleştirebilirsiniz, ancak kamuoyu nezdindeki saygınlığını, efendiliğini, dürüstlüğüne leke sürdüremezsiniz. Eğer spor basını kendi kendine çeki düzen vermezse, zaten giderek kaybettiği prestijini daha da yok edecektir. Ekran kirliliğine bir son verilmediği taktirde, daha nice Denizli tipi olaylarla karşı karşıya kalabileceğiz. Reyting uğruna insanların bindikleri dalları teker teker kesmelerinin bir sonu gelmeyecek mi ?

   

Bu ülke’nin hem temiz ekranlara, hem de Mustafa Denizli’lere  büyük ihtiyacı vardır. 




SORRY !!!


Bu güne kadar pek çok yeniliğe imza atmış  olan Alinur Velidedeoğlu, şimdi de karşımıza AlinurV Articles adını taşıyan ilginç bir sergi ile çıktı. Daha açılmadan yoğun ilgi gördü. Yabancı basının da ilgi gösterdiği sergide Velidedeoğlu  kendisinin kurguladığı  caz müziği, gelen konuklara keyifli dakikalar geçirtti.

 

“Hayatım boyunca yeni peşinde koştum. Bu sergide de eski, kullanılmış, denenmiş hiç birşeyi

bulamayacaksınız “ diyerek kendinden çok emin konuşan Velidedeoğlu, NBC televizyonunda gösterilen Executive Life Style adlı programda, Avrupa’da başarılı olmuş 17 kişi arasında yer aldı. Yeni açtığı sergisi ile çok ses getireceğine inandığım Alinur Velidedeoğlu , eserlerine kendi iç dünyasından ve günlük hayattan çeşitli renkler katarak herkesin ilgisini toplamayı başarabilen ender insanlardan biri. 




OYUNCAK SİLAHI

BOYKOT EDELİM


Savaş çıktı yüzlerce insan öldü diyoruz ama istatistikler daha büyük bir tehdidi haber veriyor. Savaşlar nedeniyle yılda ortalama 300 bin kişi ölüyor. Barışın hakim olduğu ülkelerde ise 200 bin kişi bireysel silahlar nedeniyle hayatını kaybediyor. Türkiye'de bu sayı 3 bin kişi. Yani bireysel silahlar- uzun vadede-  savaştan da  tehlikeli. 


Umut Vakfı Türkiye'de silahsızlanma denince ilk akla gelen kuruluş. Çalışmalarını takdirle izliyoruz. Oğlunu bir silahlı saldırada kaybeden Kurucu Başkan Nazire Dedeman hayatını bu işe adadı. Şimdi de "Çocukları Oyuncak Silahlardan Arındırma Şenliği" ile karşımızdalar. Oyuncak silahlarla gelen tehlikeye dikkat çekecekler. Şenlik 26 Nisan Cumartesi günü saat 11:00’de Selamiçeşme Özgürlük Parkı'nda yapılacak.  Ailesinde bireysel bir silah nedeniyle mağduriyet yaşamış olan Gülben Ergen gönüllü sahneye çıkıyor. Oyuncak silahını teslim eden çocuklara başka oyuncaklar verilecek.  Yani tam bir şenlik var. O gün oraya hem eğlenmek hem de namlulardan çıkan tehlikeye dur demek için gidin. Mutlaka çocuklarınızı götürün. Hepizimin geleceği için.



Bu yazılara cnnturk.com'dan da erişebilirsiniz.
 
 
BU KATEGORİDEKİ EN ÇOK OKUNAN 25 YAZI
- BAŞKA BİR DÜNYAYA GİTTİM VE BAKIN NELER GÖRDÜM…
- Levent telgrafçıları başta, hepinize teşekkür ederim
- Dürrüşehvar Sultan’da öldü...
- 12 EYLÜL BELGESELİ BENDEN İZİNSİZ SATILIYOR
- TARKAN’A ÇÖZÜM BULSAK KÖTÜ MÜ OLURDU?
- POWER FM’İN GÜCÜ…
- Kuşadası toparlanıyor...
- BURSA CEZAEVİNDEN MESAJ VAR…
- Ülkenin gündemini en çok iki lider yönlendiriyor. Büyük oranda Başbakan Erdoğan...
- Bodrum belediyeleri: Altın yumurtlayan kazları kaçırmak üzeresiniz
- Lig şimdi yeniden başlıyor...
- Teşekkürler...
- EMİNİM, MÜFTÜ ŞAKA YAPMIŞTIR
- Artık kime inanacağımızı şaşırdık
- Beş gün başka bir dünya'da yaşadım…
- "... Sesimi duyan var mı?"
- Türk kaptanı, Kenyalı rehber kadar olamıyor…
- Ya program ya da koalisyon çökecek
- Kırmızı ışıkta durmayan
- Bilmem farkında mısınız...
- Bu kupa kime ne kadar kazandırdı…
- ALATON’UN KATKILARI
- GS ligden, kendi kararıyla çekilmeli
- Türkiye, Süper Lig mücadelesinde
- Dayatma olmadan hareket edemiyoruz