Mehmet Ali Birand
 
43 SAATTE CENNETE ULAŞTIM
 
 

43 SAATTE

CENNETE ULAŞTIM

 

Bu seyahatin hikayesini okuduğunz zaman benim deli olduğuma kanaat getirebilirsiniz. Ben ilk anlarda kendimi deli sandım. Ancak  sonra geçti.

 

Bayram tatilinin önüne ve arkasına birkaç gün ekleyip, tam 22 arkadaş Afrika turuna çıktık. Cemre ilk günden itibaren uyarmıştı:

 

“M.Ali dikkatli ol, gittiğimiz yerlerde telefon yok. Sadece doğal yaşam var. Sadece hayvanları göreceğiz” demişti. Doğrusu iki ayaklılardan o kadar sıkılmıştım ki, dört ayaklıları daha merak eder olmuştum.

 

Ancak yol, planlanandan ve benim beklediğimden uzun geldi.

 

Yaklaşık 7 bin kilometre uzağa gittik (haritaya bakın) ancak öyle  New York’a gider gibi 8-9 saatlik bir uçuşla olmuyor bu iş...

 

Tam tamına, iki uzun (5’er saatlik) jet uçağı, ardından iki pervaneli (45’er dakikalık) uçak ve bir de otobüs (2 saatlik) yolculuğundan sonra İstanbul’dan kalkıp Ngorongoro kraterinin tepesindeki otelimize girdiğimizde,  haşatımız çıkmıştı. Yol toplam 12’şer saatlik havalanı beklemeleri ve sadece duş almak için kaldığımız otelleri de sayarsak 43 saat sürmüştü...

 

Ancak Sopa otelin önünde yayılan 300 km2’lik krateri görünce ne yorgunluk kaldı ne birşey...

 

Afrika’nın bir sessizliği var ki, insanı sarhoş ediyor. O sessizliğin  içinden gelen bir dişi filin yavrularına seslenişi, ne olduklarını bilmediğiniz rengarenk kuşların attıkları çığlıklar, uzaklarda birden bire çıkan toz duman arasında, canını kurtarmak için kaçan bir zebra veya ceylan’ın zıplayışları, size bambaşka bir dünya’ya geldiğinizi anlatmaya  yetiyor.

 

SANKİ BİR AÇIK HAVA

HAYVANAT BAHÇESİ GİBİ

 

Ngorongoro krateri, eski bir volkan’ın ağzı. 2700 metre yükseklikte. İnsanoğlu’nun henüz ortaya çıkmadığı dönemlerde patlamış ve sonra susmuş.

 

300 kilometrekarelik  bir açıkhava hayvanat bahçesine benziyor.  Etrafı yüksek yamaçlarla çevrili olduğu için hayvanlar çıkamıyorlar. Hepsi kraterin içinde yan yana yaşıyorlar.

 

Artık uzman oldum. Zebra’lar, antilop’lar, haina’lar, arslan’lar, gazel’ler... Ne isterseniz var. Herkesler orada...

 

Kraterin içindeki göllere yaklaşıyorsunuz, hayatlarından son derece memnun, suyun içinde serinleyen hipopatamları görüyorsunuz. Eğer biraz şanslı iseniz, size çamurlara dalıp gösteri yapanlarıyla bile karşılaşıveriyorsunuz.

 

Hipopotamlar kadar hayatlarından böylesine memnun hayvana rastlamadım, dersem hiç abartmamış olurum...

 

Kreaterin içini tam gün dolaşarak görebiliyorsunuz.

 

Biz şanslıydık. Yola çıktıktan, yani otelden kraterin içine indikten 15-20 dakika sonra bir erkek  arslan ile burun buruna geliverdik. Belli ki, kısa bir süre önce iyi bir av ziyafeti yaşamış. Miğdesi dolu, gözleri zorla açılıp kapanıp uyukluyordu.

 

Ngorongoro’da tam bir doğa cenneti. Yağmur sezonu olması, üstelik yükseklik sayesinde bol su, bol yeşillik ve herkese göre bol av var.

 

Su mandaları, gazeller, zebra’lar, filler, antilop’lar ve hipopotamlar için bol yeşillik ve su... Arslan’lar, haina’lar, çakal’lar ve diğer et yiyenler için de, av yanıbaşlarında... Bundan daha büyük bir keyif olur mu?

 

300 kilometrekarelik bir sahada onbinlerce hayvanın iç içe yaşaması inanılmaz bir manzaraydı. Allahtan bizim gibi turistler, ancak özel arabalarda ve özel yollardan geçirilerek dolaştırılıyor, yere ayak bastırılmıyor ve daha da önemlisi, iyi resim çekebilmek için ellerde getirilen yiyecekler arttırılmıyor.

 

Bizi dolaştıranlardan birinin sözü çok hoştu:

 

“Buralar, şu gördüğünüz hayvanlara ait. Bizler misafiriz. Bundan dolayı, onları rahatsız etmemeliyiz...”

 

Tabii yine de aramızdan “Hişt, hişt” diye hayvanın dikkatini çekip bakmasını sağlamak isteyenler veya gizlice kuşlara ekmek atanlar çıkmadı değil.

 

Ancak, gece otele geri dönerken hepimiz şaşkınlık sarhoşu idik.

 

“Artık herşeyi gördük” diyorduk.

 

Ertesi gün Serengeti’ye geçtik.

 

Meğer hiçbir şey görmemişiz...



Bu yazılara cnnturk.com'dan da erişebilirsiniz.
 
 
BU KATEGORİDEKİ EN ÇOK OKUNAN 25 YAZI
- Yiyin efendiler...
- BUGÜN HEM POLİS, HEM PKK SINAVDAN GEÇECEK
- MHP'nin Türkiye'ye verdiği büyük zarar
- Artık, birbirimize yalan söylemeyelim...
- Türkiye yıllardır AB’nin vize uygulamasına itiraz edip durur. 1974’te Almanya’nın başlattığı ve 36 yıldır sürdürülen vize anlayışı çoktan değişti.
- Cemaat, efsaneleşen gücü’nün esiri oluyor…
- MİLLİ GÖRÜŞ, GÜLEN’İ GÖLGELEDİ…
- 12 EYLÜL BELGESELİ BAŞLIYOR…
- 32.Gün ile birlikte büyüdük... Göz açıp kapayana kadar geçmiş. Daha dün Ali Kırca...
- KAVGA BEKLENİYORDU, TAM AKSİ ÇIKTI...
- BİZ NEDEN KIZIYORUZ, ASIL SARKOZY UTANSIN...
- ERDOĞAN’IN AMACI BATI’YA SIRT DÖNMEK DEĞİL...
- CNN TÜRK’ÜN GİZLİ KAHRAMANLARINI TANIYIN…
- Yahudi aleyhtarlığını kışkırtıyoruz…
- Emekli Albay Arif Doğan öyle sözler söylüyor...
- Avrupa, Anayasa değişikliğini yetersiz ancak olumlu görüyor
- 1'inci köprüye karşıydım, bugün ise destekliyorum...
- Ermeniler, bize muhtaç olacak kadar fakir değil…(3)
- ERDOĞAN VE İHH KAZANDI, KAYBEDENLER İSE...
- Yine Ermeni çalışıyor, yine Türk seyrediyor...
- Ermeniler Türkiye'yi, alkışçılara şikayet edecek (2)
- ERDOĞAN, DOĞRUSUNU YAPIYOR...
- Genelkurmay sivile açılıyor
- Sevgili Dostlar,
- Artık PKK’dan çok, genç Kürtler korkutuyor…