Mehmet Ali Birand
 
KISMET EFSANESİ GERİ DÖNDÜ…
 
 

KISMET EFSANESİ

GERİ DÖNDÜ…


O hepimizin sevgilisiydi.

Hümeyra Özbaş (biz ona Hümüş teyze derdik. Oysa o Türkiye’nin Hümüş Sultanıydı) Kusadası’nın pırlantası sayılan Kısmet Otel efsanesini de yaratan insandı. Halil Özbaş’ın yarattığı Kısmet’i  tek başına, bölgedeki otellerin sultanı konumuna sokmuştu. Tam 30 yıl, tüm ailemle birlikte her yazımı orada geçirdim. Kısmet’te yıllar içinde, Hümeyra Sultan  gibi efsaneleşmişti. Osmanlı hanedanının adeta son kalesiydi. On yıl önce gözlerini kapattığında, bizim de her şeyimiz uçup gitti. 


Hümüş olmadan Kısmette olamazdı.


Geçen haftasonu, uzun bir aradan sonra tekrar Kuşadası’na gittim ve tabii eski sevgilime uğramadan edemedim.


Gözlerine inanamadım.


Efsane geri dönmüştü.


Her taşını, her ağacını bildiğim Kısmet bütün eski asaletiyle, hem de bu defa daha da güzel, daha sıcak,daha da albenili bir şekilde karşıma çıktı. Güzelleşmiş, gençleşmiş, yeni bir tuvalet giymiş. Yine o dev çınar ağaçlarının altında çay içebiliyor, marina barda içkinizi yudumluyor, Erdal’ın gözetiminde nefis yemek  yiyebiliyor, yusufçuk kuşlarının  eşliğinde bambaşka bir dünyaya girebiliyorsunuz.


Efsaneyi geri getiren Özbaş ailesinin güzel kızı Hanzade olmuş.


Odalar yenilenmiş, eski asaletinden hiç kaybetmemiş.


Nasıl sevindim tahmin edemezsiniz.


Tavsiye ederim, eğer  ailenizle güzel bir haftasonu geçirmek istiyorsanız… Eğer sevgilinizle romantik birkaç gün geçirmeyi planlıyorsanız, Kısmet’e gidin. Ne demek istediğimi çok iyi anlayacaksınız. Zira alışılmış bir otele gitmeyeceksiniz. Hümeyra Sultanın Hümüş sultanın evinde misafir kalacaksınız  ve Hanzade  prenses ile tanışacaksınız. 







KUŞADASINI TANIYAMADIM...


Hayatımın 30 yılının yaz tatillleri Kuşadası’nda geçti. Son derece basit bir kıyı kasabasıyken, Cemile Garan sayesinde bu nefis yöreyi tanıdım.  Bütün ailem, özellikle oğlum Umur ile orada birlikte büyüdük.


10 yıl önce ayrıldım ve geçen hafta ilk defa geri dönünce, karşımda bambaşka bir Kuşadası buldum.


Güzelim kıyıları, dost insanları, sempatik meyhaneleri, güzelim Kısmet ve İmbat otellerinden ibaret turizmiyle tembel bir tatil yöresiydi.


Bugün baktım, bir kıyı kenti olmuş. 


Bunu kötü anlamda kullanmıyorum. Tam aksine, artık yepyeni bir statüye kavuşmuş bir dev kentten söz ediyorum.


İsteyen, istediği kadar eleştirsin. Bugünkü  Kuşadası artık o bizim eskiden tanıdığımız  yer değil. Büyümüş, güzel  ve dev bir  metropol olmuş. Üstelik  temiz. Nice büyük  şehirden daha düzenli, daha iyi organize olmuş. Başarılı bir Büyükşehir belediye hizmeti var.


Şimdi, giderek artan sayıda insanın kış aylarında neden Kuşadası’nı tercih ettiklerini daha iyi anladım.






AFRODİSİAS, İKİ

SEVGİLİSİNİ KUCAKLADI


Geçen hafta harika bir gün geçirdim.


Ömer Koç’un başkanlığındaki Geyre Vakfı, Afrodisias’ın Sebastian Sevgi Gönül Salonunun açılışını yaptı.


Afrodisias, en prestijli ve her biri birer sanat şaheseri olan heykeller ve kabartmaların bulunduğu yerdir. 1979-1986 arasında Prof. Kenan Erim tarafından gün ışığına çıkarıldı. İçindekileri teşhir etmek, kazıları sürdürmek ve Afrodisias’ı adına layık şekilde tutmak, Koç ailesine nasip oldu.


Önce Sevgi Gönül, ardından da Semahat Arsel ve Ömer Koç.


Açılışı yapılan salonda harika ötesi kabartmalar var. Hemen hepsi de, Geyre Vakfının topladığı paralarla, kişisel bağışlarla tamamlanmış.


Afrodisias’ı dolaşırken Sevgi Gönül’ün güler yüzü ve Kenan Erim’in ruhu bizleri hiç bırakmadı.

                             






İSTANBUL ALEXİS’İ

İKİNCİ DEFA KAYBEDİYOR...


Alexis Alexandris, çok genç yaşlarında (1960’larda) İstanbul’u terketmişti. Daha doğrusu onu bizler gitmeye zorlamıştık. Oysa,  ailece  hepimizden daha İstanbullu idi. Ancak, politikacıların küçük dünyası, uluslararası ilişkilerin küçük oyunları, Alexis’i doğduğu yerden koparıp attı.


Aradan uzun yıllar  geçti ve büyük, başarılı bir Yunan diplomatı olarak İstanbul’a Başkonsolos oldu. Gerçek ailesini ve şehrini yeniden keşfetti.


Tam beş yıldır aramızdaydı.


Şimdiye kadar hiçbir Yunan başkonsolosunun yapamadığını yaptı. Zira buranın insanıydı. Bizden biriydi. Ancak nede olsa, Yunan diplomatıydı ve görevin gerektirdiği koşulları  yerine getirmek zorundaydı.


Alexis’i  ben hiçbir zaman bir Yunanlı diplomat olarak görmedim. O, benim gibi bir  İstanbullu idi. Bir İstanbul efendisiydi.


Ağustos ayında Atina’ya dönecek.


Ancak, biz onu geri istiyoruz.


Bu defa Ankara’ya Büyükelçi olarak gelmesini arzuluyoruz. Bakalım,  Yunan diplomasisi gerçekten vizyonu olan, uzun vadeli düşünen bir diplomatik servis mi, yoksa onlar da, bizim 1960’lardaki gibi küçük düşünen, kıskanç politikacılarımıza mı benziyorlar.


Alexis, burada kalpleri fethedip geri dönüyor.







YABANCI DOSTLARA

TAVSİYE...


Eğer şimdiye kadar görmedinizse, Insight Turkey adlı üç ayda bir yayınlanan ingilizce akademik bir dergiye mutlaka bakın.  Prof. Dr. İhsan Dağı’nın yönetiminde, Türkiye’nin en kalburüstü düşünür ve bilim adamlarından  oluşan kadrosu, uluslararası yayın kuruluyla, nefis bir çalışma. Özellikle, yabancı dostlarınız varsa, onlara tavsiye edin veya hediye niyetine abone yapın. Çok memnun edersiniz, sizde memnun olursunuz. (www.insightturkey.com  0312 446 51 13)



Bu yazılara cnnturk.com'dan da erişebilirsiniz.
 
 
BU KATEGORİDEKİ EN ÇOK OKUNAN 25 YAZI
- Yiyin efendiler...
- BUGÜN HEM POLİS, HEM PKK SINAVDAN GEÇECEK
- MHP'nin Türkiye'ye verdiği büyük zarar
- Artık, birbirimize yalan söylemeyelim...
- Türkiye yıllardır AB’nin vize uygulamasına itiraz edip durur. 1974’te Almanya’nın başlattığı ve 36 yıldır sürdürülen vize anlayışı çoktan değişti.
- Cemaat, efsaneleşen gücü’nün esiri oluyor…
- MİLLİ GÖRÜŞ, GÜLEN’İ GÖLGELEDİ…
- 12 EYLÜL BELGESELİ BAŞLIYOR…
- 32.Gün ile birlikte büyüdük... Göz açıp kapayana kadar geçmiş. Daha dün Ali Kırca...
- KAVGA BEKLENİYORDU, TAM AKSİ ÇIKTI...
- BİZ NEDEN KIZIYORUZ, ASIL SARKOZY UTANSIN...
- ERDOĞAN’IN AMACI BATI’YA SIRT DÖNMEK DEĞİL...
- CNN TÜRK’ÜN GİZLİ KAHRAMANLARINI TANIYIN…
- Yahudi aleyhtarlığını kışkırtıyoruz…
- Emekli Albay Arif Doğan öyle sözler söylüyor...
- Avrupa, Anayasa değişikliğini yetersiz ancak olumlu görüyor
- 1'inci köprüye karşıydım, bugün ise destekliyorum...
- Ermeniler, bize muhtaç olacak kadar fakir değil…(3)
- ERDOĞAN VE İHH KAZANDI, KAYBEDENLER İSE...
- Yine Ermeni çalışıyor, yine Türk seyrediyor...
- Ermeniler Türkiye'yi, alkışçılara şikayet edecek (2)
- ERDOĞAN, DOĞRUSUNU YAPIYOR...
- Genelkurmay sivile açılıyor
- Sevgili Dostlar,
- Artık PKK’dan çok, genç Kürtler korkutuyor…