Mehmet Ali Birand
 
AB, TÜRKİYE DEPREMİNİ BEKLİYOR
 
 

 

AB, TÜRKİYE

DEPREMİNİ BEKLİYOR

 

Eğer Türkiye’de  olmadık bir olay yaşanmaz, Avrupa Birliği üyesi ülkelerle önemli bir sorun çıkmazsa, Türkiye ile AB arasında katılım müzakereleri  2005 yılı içinde başlayacak.

 

Geçen hafta Brüksel’de, hem AB Komisyonu yetkilileri, hem de genişlemeden sorumlu Komiser Verheugen ile bu konuları tartıştık.

 

Hepsi Türkiye ile müzakereler konusunda aynı tarihi  (2005 Temmuz-Eylül arası) tekrarladılar.

 

Aslında gerçek  sorunlar da bu tarihten  itibaren yani tam üyelik  müzakereleriyle birlikte başlayacak.

 

Türkiye Cumhuriyeti, tarihinin en önemli virajını alacak ve kimlik sorununu çözmüş olacak. 2 inci-3 üncü ligde oynarken ilk defa 1 inci lige çıkacak. Türk toplumunun  vizyonu değişecek. Eski komplekslerimiz kalmayacak. “Vur  vur da, duysun Avrupa sesimizi” diye bağırmayacağız. Zira, bizde aynı trene binmiş olacağız.

 

T.C. Devleti bambaşka bir sürece girecek, bir deprem etkisi yaşanacak.

 

Peki, Avrupa ne olacak?

 

AVRUPA’DA DEPREM

ETKİSİ OLACAK

 

Şimdiden yavaş yavaş hissedilmeye başlandı bile...

 

Avrupa Birliği açısından, Türkiye’nin katılımı çok daha büyük bir deprem yaratacak. Türkiye 5 şiddetinde sallanacak ise, aynı deprem Avrupa’da 7 şiddetinde hissedilecek.

 

Verheugen bana bu konuda çok ilginç bir değerlendirme yaptı:

 

“Türkiye’nin katılması AB’nin herşeyini, ama herşeyini etkileyecek ve değiştirecek”.

 

Türkiye öylesine büyük ki, gerçekten de herşeyi sarsacak.

 

Komisyon’un sayısı etkilenecek.

 

Avrupa Parlamentosunun yapısı değişecek.

 

Karar verme mekanizmasında Türkiye’nin ağırlığı büyük oranda artacak.

 

AB’ye üyelikle Türkiye değişecek, ancak asıl AB değişecek. Zaten bundan dolayı direnişler, korkular sürüyor.

 

TÜRKİYE İÇİN ÜÇ AYRI

RAPOR HAZIRLANIYOR

 

Aralık ayındaki toplantı “Türkiye doruğu” olacak.

 

Avrupa, Türkiye’ye  kapılarını açarken, kendi reformlarını da uygulamaya sokmak zorunda kalacak.

 

İşte bu çerçevede, AB komisyonu Türkiye için üç ayrı rapor hazırlayacak.

 

  1. İLERLEME RAPORU:

 

Bu raporda, Türkiye ile müzakereleri başlatma koşulu olan, Kopenhag kriterlerine ne oranda uyum sağlayabildiği ve ne oranda  uygulamaya sokulduğu incelenecek.

 

Türkiye’nin, kriterlerin tümüne uyum sağlaması ve eksiksiz şekilde uygulaması gerekmiyor. Hiçbir adaydan böyle bir istekte bulunulmadı. Önemli olan, müzakere açılabilecek bir düzeyde uyum sağlanması.

 

İşte komisyon buna bakacak.

 

Müzakereler başladıktan sonra da ilerleme raporları yapılacak. Yani, kriterlerin geri kalan bölümleri ve uygulama sürekli gözetimde tutulacak.

 

  1. ÖN ETKİ  DEĞERLENDİRMESİ RAPORU:

 

Bu rapor, Kıbrıs ve Malta hariç tüm adaylar için de hazırlanmıştı. Amaç, Türkiye’nin tam üyeliğinin AB üzerinde ne gibi etkileri olacağını ortaya koymak.

 

Kurumlar, bütçe, oylama ve genel politikaları nasıl etkileyeceği incelenecek.

 

Bu rapor, Türkiye’nin AB içinde yaratacağı depremin boyutlarını ortaya koyacak, dersek daha doğru olur.

 

  1. STRATEJİ RAPORU :

 

Bir de strateji raporu çıkarılacak.

 

Türkiye’nin durumu (ilerleme raporuyla) ve etkisi (ön etki değerlendirmesi raporu) ele alındıktan sonra, bu ülkeye yönelik nasıl bir strateji izlenmesi gerektiği, bu raporda belirtilecek.

AB Komisyonu, AB’ye üye ülkelerin Devlet ve Hükümet başkanlarına tavsiyede bulunacak.

 

Türkiye ile müzakerelerin başlatılması ve bununla ilgili koşulların neler olması gerektiği belirtilecek.

 

Son söz ise, AB Devlet ve hükümet başkanlarına ait.

 

İsterlerse, AB Komisyonu’nun önerilerini reddedebilecek, aynen kabul edebilecek veya değiştirebilecekler.

 

Şu andaki durum, doruğa katılacak 25 ülke içinde sadece Avusturya’nın HAYIR’da ısrar ettiği, diğerlerinin pek istekli olmamakla birlikte, Türkiye’yi reddedemeyecekleri şeklinde.

 

Komisyonun raporu işte bu yönden hayati derecede önemli.

 

Rapor şekillenmeye başladı bile.

 

Ekim ortasına doğru yayınlanacak, ancak şu sıralarda ana çizgileri çıkarılmış durumda.

 

Komisyonun kendi bulguları, 25 üye ülke merkezlerinden gelen bilgiler, Sivil Toplum Örgütleri raporlarının bir karışımı diye niteleyebileceğimiz bu çalışma hızla sürüyor.

 

VERHEUGEN

DAMGASINI VURDU

 

Genişlemeden sorumlu komiser Verheugen için Türkiye, Komisyondaki işlevinin tarihi bir misyonu haline dönüştü.

 

Türkiye’nin demokratikleşmesini hızlandıran projenin babası sayılan Verheugen, bu noktaya gelindikten sonra herhangi bir yol kazasına uğramaması için büyük çaba harcıyor.

 

Türkiye’nin en büyük şansı da, böyle bir insanın dosyayı olumlu şekilde benimsemesidir.



Bu yazılara cnnturk.com'dan da erişebilirsiniz.
 
 
BU KATEGORİDEKİ EN ÇOK OKUNAN 25 YAZI
- Yiyin efendiler...
- BUGÜN HEM POLİS, HEM PKK SINAVDAN GEÇECEK
- MHP'nin Türkiye'ye verdiği büyük zarar
- Artık, birbirimize yalan söylemeyelim...
- Türkiye yıllardır AB’nin vize uygulamasına itiraz edip durur. 1974’te Almanya’nın başlattığı ve 36 yıldır sürdürülen vize anlayışı çoktan değişti.
- Cemaat, efsaneleşen gücü’nün esiri oluyor…
- MİLLİ GÖRÜŞ, GÜLEN’İ GÖLGELEDİ…
- 12 EYLÜL BELGESELİ BAŞLIYOR…
- 32.Gün ile birlikte büyüdük... Göz açıp kapayana kadar geçmiş. Daha dün Ali Kırca...
- KAVGA BEKLENİYORDU, TAM AKSİ ÇIKTI...
- BİZ NEDEN KIZIYORUZ, ASIL SARKOZY UTANSIN...
- ERDOĞAN’IN AMACI BATI’YA SIRT DÖNMEK DEĞİL...
- CNN TÜRK’ÜN GİZLİ KAHRAMANLARINI TANIYIN…
- Yahudi aleyhtarlığını kışkırtıyoruz…
- Emekli Albay Arif Doğan öyle sözler söylüyor...
- Avrupa, Anayasa değişikliğini yetersiz ancak olumlu görüyor
- 1'inci köprüye karşıydım, bugün ise destekliyorum...
- Ermeniler, bize muhtaç olacak kadar fakir değil…(3)
- ERDOĞAN VE İHH KAZANDI, KAYBEDENLER İSE...
- Yine Ermeni çalışıyor, yine Türk seyrediyor...
- Ermeniler Türkiye'yi, alkışçılara şikayet edecek (2)
- ERDOĞAN, DOĞRUSUNU YAPIYOR...
- Genelkurmay sivile açılıyor
- Sevgili Dostlar,
- Artık PKK’dan çok, genç Kürtler korkutuyor…