Mehmet Ali Birand
 
TÜRKİYE’Yİ KOMİSYON RAPORU KURTARIR
 
 

TÜRKİYE’Yİ KOMİSYON

RAPORU KURTARIR

 

AB Komisyonundaki  son kararı 25 üye ülke devlet ve hükümet başkanları verecek, ancak bu kararı tek başına etkileyecek bir insan ve altına imzasını atacağı bir rapor vardır.

 

Ankara istediği kadar lobi yapsın, Başkan Bush istediği kadar telefonla baskı yapsın, hiçbiri Verheugen ve Komisyon’un hazırlayacağı rapor kadar ağırlıklı olmayacaktır.

 

DSP başkanlığındaki koalisyon döneminde, dışişleri bakanı Gürel’in “bir komisyon memuru” diye küçümsediği, kimi zaman yerden yere vurduğumuz Verheugen, bugün AB içinde en yürekli ve en doğrucu davut gibi   savunan tek kişi konumuna girmiştir.

 

Bizler, Verheugen’in sözlerini daima işimize geldiği gibi  yorumlarız. Hoşumuza gitmeyen oldu mu, adamı yerden  yere vururuz. Söylediklerinin  içindeki doğruları dahi görmezden geliriz.

 

Oysa, Verheugen için Türkiye’nin müzakere tarihi alabilmesi artık kişisel bir misyon, adeta bir gurur meselesi  haline gelmiştir.

 

Türkiye’ye gerçek demokrasinin gelmesinde kendi payı olduğuna inanmakta ve 12 Aralık’ta bu sürecin taçlanmasını istemektedir.

 

Aklı başında  Türkler için Verheugen, son derece önemli bir destek konumuna girmiş, sözlerinin ve uyarılarının ciddiye alınarak değerlendirilmesi gereken bir insan olmuştur.

 

KOMİSYON RAPORU

HERŞEYİ ETKİLEYECEK

 

Şimdi de gelelim komisyon raporuna.

 

Ekim ayında yayınlanacak olan rapor, 12 Aralık doruğunda  çıkacak kararı büyük oranda etkileyecektir.

 

Herşeyden önce, hepimizin bilmesi gereken, AB komisyonunun hiçbir zaman yüzde yüz lehte veya aleyhte bir rapor  yazmadığıdır. Kararı verecek olan siyasilere hareket yeteneği bırakabilmek için, raporları daima gri renkte çıkar. Bu defa da öyle olacaktır.

 

Ancak önemli olan, yine de raporun içine konacak unsurların oranına bağlıdır.

 

Komisyon raporunun, Türkiye’nin Kopenhag kriterlerine uyum oranı ne kadar yüksek tutulursa, üye ülkelerin olumsuz yaklaşım benimsemeleri de aynı oranda  düşecektir. Bundan dolayı, Türkiye’nin hiçbir açık kapı bırakmaması gerekmektedir.

 

Verheugen’in geçen hafta yaptığı bir açıklama, bu yönden de önemli bir unsuru herkese hatırlatmıştır:

 

“Müzakerelerin başlaması için, hiçbir aday ülkeden kriterlere yüzde yüz uyum istemedik. Türkiye’ye de diğer aday ülkelerle aynı muamelenin yapılacağı sözü verdiğimize göre, Türkiye’nin de Kopenhag kriterlerine yüzde yüz uyum göstermesini isteyemeyiz”.

 

Buna rağmen, Türkiye ile ilgili karar, teknik verilere değil, siyasi verilere dayandırılacağı için, bizim beklentilerimizin karşılanacağının  güvencesi yoktur.

 

Türkiye’yi rahatlatacak en önemli unsur, Komisyon raporunun sonuna bir değerlendirmenin konulmasıdır.

 

Bir ara Komisyon Başkanı Prodi, bu raporun sadece röntgen gibi, durumun resmini çekmekle yetinmesini ister, Verheugen ise mutlaka bir değerlendirme gerektiğini ileri sürerdi.

 

Değerlendirmeden  kastım, komisyonun “bulgular ışığında Türkiye Kopenhag kriterlerine uymuş veya uyamamış veya son derece önemli yol almıştır” gibilerinden kendi sonucunu çıkarıp “müzakerelere başlayabilir veya başlayamaz”  önerisinde bulunmasıdır.

 

İçinde bulunduğumuz koşullarda, Türkiye ile  müzakerelerin başlaması  önerisini yapacak siyasi cesareti , sadece komisyon gösterebilir.

 

Böyle bir olasılıkta da EVET’çi ülkeler kolaylıkla komisyon önerisine yapışabilirler, HAYIR’cılar da ister istemez tutumlarını belirli bir oranda yumuşatmak ihtiyacını duyarlar.

 

İşte bütün bu açılardan bakılınca, AB komisyonu genişlemeden sorumla komiseri Günther  Verheugen Türkiye açısından hergeçen gün daha ağırlıklı bir konuma giriyor.



Bu yazılara cnnturk.com'dan da erişebilirsiniz.
 
 
BU KATEGORİDEKİ EN ÇOK OKUNAN 25 YAZI
- Yiyin efendiler...
- BUGÜN HEM POLİS, HEM PKK SINAVDAN GEÇECEK
- MHP'nin Türkiye'ye verdiği büyük zarar
- Artık, birbirimize yalan söylemeyelim...
- Türkiye yıllardır AB’nin vize uygulamasına itiraz edip durur. 1974’te Almanya’nın başlattığı ve 36 yıldır sürdürülen vize anlayışı çoktan değişti.
- Cemaat, efsaneleşen gücü’nün esiri oluyor…
- MİLLİ GÖRÜŞ, GÜLEN’İ GÖLGELEDİ…
- 12 EYLÜL BELGESELİ BAŞLIYOR…
- 32.Gün ile birlikte büyüdük... Göz açıp kapayana kadar geçmiş. Daha dün Ali Kırca...
- KAVGA BEKLENİYORDU, TAM AKSİ ÇIKTI...
- BİZ NEDEN KIZIYORUZ, ASIL SARKOZY UTANSIN...
- ERDOĞAN’IN AMACI BATI’YA SIRT DÖNMEK DEĞİL...
- CNN TÜRK’ÜN GİZLİ KAHRAMANLARINI TANIYIN…
- Yahudi aleyhtarlığını kışkırtıyoruz…
- Emekli Albay Arif Doğan öyle sözler söylüyor...
- Avrupa, Anayasa değişikliğini yetersiz ancak olumlu görüyor
- 1'inci köprüye karşıydım, bugün ise destekliyorum...
- Ermeniler, bize muhtaç olacak kadar fakir değil…(3)
- ERDOĞAN VE İHH KAZANDI, KAYBEDENLER İSE...
- Yine Ermeni çalışıyor, yine Türk seyrediyor...
- Ermeniler Türkiye'yi, alkışçılara şikayet edecek (2)
- ERDOĞAN, DOĞRUSUNU YAPIYOR...
- Genelkurmay sivile açılıyor
- Sevgili Dostlar,
- Artık PKK’dan çok, genç Kürtler korkutuyor…